19 Haziran 2010 Cumartesi

Yine asker ölmüş diyolar doğru mu yağğ?

Sanırım önceki akşam Star Haber'de Uğur Dündar açıklıyordu ki son bir buçuk ayda 37 şehit vermişiz.
Aynı akşam Şehit Uzman Çavuş Mehmet Tez'in babası Rasim Tez acısının derinliğiyle daha önce bizzat oralarda askerlik yapan pekçok kişiden duyduğumuz inanılmaz ama gerçek açıklamalar yapıyordu.
En vurucu an şuydu benim için;
“Bu kan ne zaman duracak. Oğlumla konuştuğumda bana ‘Baba teröristlerin etrafını sarıyoruz. Ama onlar bize ateş ederken bize ‘vur emri’ vermiyorlar’ dedi. Neden onlar ateş ederken bizim çocuklarımız cevap veremiyor”
Mermimiz mi yok?
Silahımız mı yok?
Cesaretimiz mi yok?
Bunların hepsi var biliriz oysa ki. Öyleyse o zaman, ne bileyim bir neden olmalı ve ben bunu öğrenerek rahat etmeliiyim hiç değilse bir parçacık.
Aynı ifadeyi halamın oğlundan, birlikte çalıştığım iş arkadaşımdan da neredeyse aynı kelimelerle önceden beri duyuyordum zaten.
"Vur emri ne zaman verilir?"
Cahilliğimi bağışlayın, haliyle askerlikte yapmadım bu yüzden bu sorunun cevabını ne ben biliyorum ne de şehidin babası.
Ve hani biliyoruz ki, TSK bünyesinde Özel Harekât Timi, Jandarma Özel Harekât Birlikleri, Bordo Bereliler vs gibi savaş sanatında uzmanlaşmış askerlerimiz var.
Hatta 2004 yılında tüm dünyadaki özel birlikler arasında 1.olmuş bir ekip bu.
Yıllardır "bir avuç çapulcu" dediğiniz teröristlerle neden onlar gibi kartallar değil de; benim, senin komşunun hayatında tüfek, silah görmemiş 18 yaşındaki süt kuzusu oğlu savaşır ki?
Bilen varsa anlatsın bana.
Rasim Tez konuşurken kendimi tutamayıp ağladığım da bir arkadaşım aradı. Ağlak sesimi duyunca meraklandı ve nedenini benden duyunca "şükret ki oğlun yok kızın var, sen hiçbir zaman bu acıyı yaşamazsın şükret işte" dedi.
Cevap bile veremedim.
"Ne farkeder ki, ha oğlan, ha kız!" diyemedim.
Pınar'ın(Akdağ) annesi de sevinmiş miydi acaba "iyi ki kız da askere gitmiyor?" diye?
Üstelik ben doğurmadım ama Arda var, Ahmet Şadi var, Kerem var, var da var yani anasıymış gibi düşünesim gelen...
Ve gece 02:00.
Yine Şemdinli'de 8 evladımız şehit, 14'ü de yaralı.
Onlar sadece askerdi. Ne özel harekâtçı ne de bordo bereliydi, onlar sadece askerdi.
Ve aynı gecenin gündüzü 14:00.
Yine Şemdinli ve yine mayına basan 2 evlat şehit, 2 evlatta ağır yaralı.
Ve onlar da sadece askerlerdi.
Peki bu durumda biz neyiz?
Peki hani nerde açılım maçılım?
Bak dostum,
açılım dediğin şey İstanbul'un lüküs otellerinde, meşhur Cemiyet hayatının(!) sosyetelerine,
açılım dediğin şey İstanbul'un lüküs kamaralarında hayatlarında bir kez askerin ardında durmamış sanatçı(!) camiasına,
açılım dediğin şey İstanbul'un kalburüstü salonlarında spor dünyasının medyatiklerine boş boş konuşmaktan geçmiyor demek ki!
açılım dediğin şey şehit ailelerini toplayıp "Allah Allah!" edasıyla, metanet dilemek, onlara "bir oğlum daha var o da şehit olsun bu vatana!" dedirtmek değil anlaşılan.
açılım dediğin şey, satın aldığın kalemşörlere "yastayız ama kardeşlik çalışmalarımız aralıksız sürecek!" diye nutuk atmak hiç değil.
açılım dediğin şey, öyle başsağlığı telgraflarıyla savuşturulabilecek ve böylece kararlılık gösterilmiş olunacak türünden bir oyun hiç değil.
Dayanılır gibi değil ve hücrelerimin acı çektiğini hissediyorum.
Güvensizliğin at nalı koştuğu ülkemin maruz bırakıldığı bu duruma acıyorum.
İşin tuhafı bir de, "ayyy vallağ çok üzücü yağğğ, yine asker ölmüş diyolar doğru diğğmi yağğğ aman çok yıkılıyorum vallağ ayol bu ne şekerim, ay canım yağ aklıma geldi vallağ dur soriym sana, senin güneş kremin kaç faktör?" (dün akşam süpermarkette geçen iki sanatçı(!) konuşmasıydı bu)
diyen şebeleklere çok daha acıyorum.
İşte böyle Rasim Baba. Sen oğlunu toprağa verdin, dürüstçe sordun ama "vur emri" ni  veren verdi, o da Üsküdar'ı geçti maalesef.
Daha doğrusu ben artık neye, neden daha fazla acımam lazım çıkamıyorum işin içinden.
Başımız sağolsun tek tesellim 12 hayvanın da gebermiş olması. "Hayvan" dediğim için hayvanlardan özür dileyerek, daha fazla yazamayacağım.
Ama biz yine de "metanetli" olalım değil mi? Zaten başka ne halta yarıyoruz ki?

3 yorum:

orhankaradogan dedi ki...

Başım çatlayacak derecede zonkluyor,
Yüreğime söz geçiremiyorum sürekli ağlıyor,
Bedenim kendini kaldırıp adım atamıyor,
Dilim "başımızsağolsun" demekten ve dua etmekten başka bir işe yaramıyor...

Newbahar dedi ki...

12 leş!..

Mehmetçik 12 leş der her zaman.

Mehmetçiği 3 aylık acemi eğitime sokarlar, sonra salarlar düşmanın kol gezdiği dağlara...

Paşa tanıdıkların varsa bu hayatta şanslısındır, arkanda milletvekili varsa şanslısındır...

Garibansan sana hediye olsun o makam Mehmedim!...

''ayyy vallağğ çok üzücü yağğğ'' diyenler, ben onları yadırgamıyorum.

Benim yadırgadığım sevgili Ecehan, TV de şehit haberleri geçerken bazı kendini bilmez asker eşleri o gece hıdırellez ateşi yakıp eğlendiler.
Yine tvde şehit haberleri geçerken onlar ertesi günkü çayın, kokteylin muhabbetini yapıyorlardı.

İşin komiği ne biliyor musun? Ben onca şehit verirken nasıl eğlenilir dediğimde aldığım cevaptı!
''Aaaa! o ayrı, bu ayrı. Hem bu eğlence değil ki, tanışma kaynaşma''

İnsanın içinde yürek olacak. Senin gibi, benim gibi, bizim gibi...
Ateşi düştüğü yerde görmek değil bizimki, ateş yüreğimizi dağlayıp geçiyor.

Eşinin rütbesini koluna takıp sosyete hanımları gibi yaağğğ yuğğğ demicen..

Yeri geldimi silahı kaptığın gibi...

İşte bunlar metanetli olanlar. Hemde fazlaca metanetli olup, başka bi b.ka yaramayanlar...

tufan dedi ki...

Söylenecek bir şey bırakmamışsın ki sadece ağzına sağlık diyeceğim.

Ama şunuda eklemeden geçemiyeceğim,Başbakanın emriyle iki yıldır ülkemizde çalışan 35 üst düzey CİA Ajanının istihbarat bilgilerini kime verdiğini anlamak hiç de zor değil galiba.

Selamlar.