Sevgili Hayata Dair/ Nilgün mimlemiş beni, sağ olsun ;)) Deeptone'dan ona, ondan bana uzanmış madem, hemen yapayım görevimi.
Soru şu;
Soru şu;
"Dinlediğimiz veya dinlemeyi en çok sevdiğimiz iki şarkıyı bize hatırlattıkları anılarla ve hissettirdikleriyle birlikte paylaşmak. O şarkılarla hep aynı duygulara aynı anlara anılara gitmek. Hislerinizin en çok yoğunlaştığı 2 şarkınızı seçin ve bize her bir şarkıda, gittiğiniz o anı, o hatırayı veya o hissi anlatın"
Şarkılar çok derin mevzudur azizim. Ilık ılık akar damardaki kan misali. Hele bazı zamanlarda çok ama çok daha bi özel olur. Özel pek çok şarkım var aslında ama sanırım en uzun süredir devam edenlerini yazacağım ;))
Aşıktım ben Erol Evgin'e. 5 yaşımda filandım sanıyorum, tüm Erol Evgin resimlerini gazetelerden keser, gizli saklı biriktirirdim. Sanardım ki annem, babam bulsa beni evlatlıktan atacaklar, evden kaçacağımı sanacaklar filan o derece. Bu gizli aşkı bigün rahmetli dedeme itiraf ettiğimi hatırlıyorum. Ben ağlaya ağlaya sırrımı paylaşırken dedeciğimin de kahkahalarla gülüşünü. "Evleneceğim onunla" dedim. "Ama o senden çok büyük ve evli zaten" dedi, "olsun" dedimdi (ba ba ba ba ba şu özgüvene bak, adamceğiz karısını boşayacak benim için, tee Allammmm) ;))). Sonra bana onun, dayımın Güzel Sanatlar Fakültesi'nden sınıf arkadaşı olduğunu anlatmıştı aman ne umutlanmıştım İstanbul'a gitsem (ki bunun için sayısız süphaneke okudumdu)beni tanıştırırlar ve geçekten evlenebiliriz diye. ;))))))))) Neyse. Soonra ben onun kel olduğunu öğrendim ve öyle bir resmini gördüm ve aşkım o anda bitmek zorunda kaldı, çok yaşlı görünüyordu ve babam bana asla müsaade etmezdi ;))) Aşkımı kalbime gömmekten başka çarem kalmamıştı. Aldım başımı gittim o aşktan (süphanekeler kabul olunmadı diye bi de teşekkür süphanekeleri okudum yine sayısız ve yeni aşklara yelken açtım) Dolayısıyla;
;))) Ne zaman dinlesem ex aşkım gelir aklıma ve gülerim kendime ;)) Hatta çok sonraları itiraf ettim bizimkilere de onlar da ne zaman Erol Evgin'li bişey olsa beni arayıp, gülmekten ölüyolar. Babam zannettiğim tepkiyi vermedi duyduğunda nedense ;)))) Bu arada yıllardır Bodrum'a konsere geliyor ve ben bi türlü de gidemiyorum daha doğrusu gitmiyorum, zannediyorum ki beni görse "niye bıraktın len beni" filan dicek zahir ;)))
Sonra, üniversitenin ilk yıllarında yurtta kalıyordum, odamız 6 kişilikti. 6 kız hafta sonları nostalji gecesi yapardık, walkman'e dışardan hoparlör bağlardık, gece lambasındandan da elektrik çalar bağlardık, mutlaka büklüm büklüm dinlerdik Sezen'den. Daha şarkı bitmeden hepimiz salya sümük ağlardık, bir şekilde bitip giden aşklara... (Ki burada Erol'den sonraki aşkım Tarık Akan'ı bile anmışlığım çok olurdu) Tekrar dinler tekrar ağlardık ;))) Sonra o yaşanamamış aşklara mektup yazardık filan ;)))) Bunu aylarca yaptık inanamıyorum ama. O zaman belki de şimdiki teknolojik imkanlar olmadığından bir kaybettin mi pir kaybediyordun, acısı da daha mı fazla oluyordu ne hiç ulaşamayacağını bilince. Şimdi bakıyorum hiç bizim o yıllarımızda olduğu gibi değil bu aşk meşk işleri, daha bi rahat çocuklar. Yada ne bileyim herhalde 6 kız biraraya gelip aylarca aynı manyaklığı yapmıyolardır ;)) İyi ki de...
Teeeee nerelere gittim ben, hadi bye...
;))) Ne zaman dinlesem ex aşkım gelir aklıma ve gülerim kendime ;)) Hatta çok sonraları itiraf ettim bizimkilere de onlar da ne zaman Erol Evgin'li bişey olsa beni arayıp, gülmekten ölüyolar. Babam zannettiğim tepkiyi vermedi duyduğunda nedense ;)))) Bu arada yıllardır Bodrum'a konsere geliyor ve ben bi türlü de gidemiyorum daha doğrusu gitmiyorum, zannediyorum ki beni görse "niye bıraktın len beni" filan dicek zahir ;)))
Sonra, üniversitenin ilk yıllarında yurtta kalıyordum, odamız 6 kişilikti. 6 kız hafta sonları nostalji gecesi yapardık, walkman'e dışardan hoparlör bağlardık, gece lambasındandan da elektrik çalar bağlardık, mutlaka büklüm büklüm dinlerdik Sezen'den. Daha şarkı bitmeden hepimiz salya sümük ağlardık, bir şekilde bitip giden aşklara... (Ki burada Erol'den sonraki aşkım Tarık Akan'ı bile anmışlığım çok olurdu) Tekrar dinler tekrar ağlardık ;))) Sonra o yaşanamamış aşklara mektup yazardık filan ;)))) Bunu aylarca yaptık inanamıyorum ama. O zaman belki de şimdiki teknolojik imkanlar olmadığından bir kaybettin mi pir kaybediyordun, acısı da daha mı fazla oluyordu ne hiç ulaşamayacağını bilince. Şimdi bakıyorum hiç bizim o yıllarımızda olduğu gibi değil bu aşk meşk işleri, daha bi rahat çocuklar. Yada ne bileyim herhalde 6 kız biraraya gelip aylarca aynı manyaklığı yapmıyolardır ;)) İyi ki de...
Teeeee nerelere gittim ben, hadi bye...
























