Neyse işte kaç gündür şurada da dursun, yıllar sonra bakarsam anı kalır dediğim fotoğrafı da koyayım artık da olsun bitsin ;)) Sizde de oluyor mu bilmiyorum, zaman geçince bazen geçmişte ne yaptığımı unutmuş olmaya başladım. Mesela buradaki bazı eski gönderilerime bakıp "anaaaa bunu da yapmıştım, şimdi nerede aceba?" dediğim çok oluyor ;)) Bazılarını komik buluyorum "aman bununla da mı uğraşmışım" diye, bazılarını "vay be bunu da mı yapmışım?" hissiyatıyla sevinerek tekrar görüyorum. O yüzden burayı arşiv olarak da kullanıyorum bir bakıma ki bu duyguyu seviyorum.
Yine neyse işte, hırkadan sonra, son yaptığım şey küçük oğluma bi 5 yaş yeleği örmekti. Annem "biz sana kıyamayıp, örme artık yeter dedikçe madem durmuyorsun, çocuğun yelekleri küçülmüş, bari bi tane de oğluma yelek ör" dedi geçen hafta ;)) Zevkle dedim ve yeni kazak projesi başlamadan aradan çıksın istedim. Aralık başı kendi ellerimle götürüp giydireceğim inşallah.
Bambu iple ördüm aslında ama iş makinelerine feci ilgi duyan bi çocuk olduğu için, toprak ve yol efekti için araya renk de soktum ;)) Evde zibilyon tane kepçesi, arazözü, traktörü var oyuncak, aklı çıkıyo çocuğun. Eh teyzesi de zaten günlerini, yıllarını kepçesiz geçirmiyor madem valla ezbere bişeyler çıkardım işte ;))
Umarım sever, umarım keyifle giyer. Bak şimdi farkettim ;)) tahta düğmeler almıştım ama dikmeyi unutmuşum, akşam dikeyim barim ;))
Bundan sonraki minik projem anneme çok hafif bi boyunluk ve kendime(kızımcığımlarım beğenirse derhal onlara devrolmak üzere) kazak örmek. İpimi seçtim, modeli de dün akşam Özlem (Hayattan izler) ile kararlaştırdık. Boyunluktan hemen sonra muhtemelen hafta sonu planlarım arasında.
Son yıllarda acayip sinir olup, acayip yorulduğum bişey var. Benim gibi sıkılan var mı merak ediyorum. Ya hu kardeşim eskiden whatsap yokken bu işler nasıl yapılıyordu acaba diye günde defalarca kendime soruyorum. 1'de değil anacım, aynı iş için farklı 8 gurup var mesela, niye, her gurupta herkes yok, aman onun haberi olmasın diye ayrı onlar yada aman onlar işçi bilmesinler, aman onlar genel müdürlükten bilmesinler, aman onlar gıcık var mesela filan. Gecesi yok, gündüzü yok, hafta içi yok, hafta sonu yok, mesai saati diye bişey zaten yok, izinlisin yok, raporlusun yok, özel sektörü yok, kamusu yok, zırt zırt zırt zırt gelen ve 24 saat süren bu kovalamacadan accayip çok sıkıldım ve huylanmaya başladım. Ben ki akşamları bilgisayara elimi sürmek istemem (ki öyle bir zamanım da olmaz zaten hiç), sosyal medyada da saatlerce filan takılmam aslında ama bunca kendime koyduğum kısıta rağmen, telefonun haftalık rapor bildiriminden öğrendiğim kadarıyla, günde ortalama 5,5-6 saat internette(ki dediğim gibi bunun da % 95'i whatsap belası ve gün içinde ofisimdeki takılmalarım hariç sadece kişisel cep telefonumu kastediyorum)takılıyormuşum. Allahım ne gereksiz bişeydir bu ya, günlük ömrümün 9 saat zorunlu mesaisi dışında bu kadar zamanımı çalmaya niye hakkı olsun ki bu işlerin? Vallahi de billahi de günde 1 taneye bile denk gelmez o bin küsur mesajın içinde gerçekten acil ve önemli olanı. Nasıl gıcık oluyorum anlatamıyorumdur da hala... Yeni yetme ergenlere döndük ayol, elinden telefon düşmeyen, valla kızlarım bile kesinlikle benim kadar almıyorlar ellerine telefon. Bakmasan da olmuyor biri dürtüyor, "size yazdı, görmediniz galiba" diye arıyolar bu sefer. Ne yani eskiden işler yürümüyor muydu, bal gibi hem de daha iyi yürüyordu. Tabi yaşı genç olanlar bilmez ama ben kül yutmam arkadaş, ki bırak cep telefonunu, PTT'de sıraya yazılıpta yıllarca evimize o kordonlu telefon bağlansın diye beklemiş neslin çocuğuyum ben. Bunca sızlanmadan sonraki tespitim şudur ki; cep telefonu zaten öyleydi ama bu whatsap zımbırtısı insanları temelli plansız, programsız olmaya itti. Gün içinde, hafta içinde planlamaya gerek duymuyor artık kimse, zırt diye aklına gelince yine zırt diye yazıveriyor oraya al sana plan. Her dakika bişeyler değişiyor, iş programı her dakika tepetaklak. Bu kadar anlık dürtüler gerçekten çok kötü şeylere yol açıyor, özellikle de çocuklar için çok üzülüyorum, çünkü korkunç bir durum bence bu. Hani çoğu zaman şu aklıma geliyor, hoca sınıfa girer ve "çıkarın yazılı kağıtlarını" derdi ya eskiden bize, "ahhhaaa mıçtık" derdik, hah işte aynı durum. Dediğim gibi benim sıkıntım mı bilmiyorum ama yo rul dum. Hah bi de şu var, mesela amca kızım var bi tane, durmadan bişeyler yazardı bana whatsaptan, çoğunlukla da yemek tarifi sorar, o kadar meşgul oluyorum ki zaten bu iş şeysine ona cevap veremiyorum mesela bazen uzun uzun, küsüyor. Arıyor, 5 dakika önce çevrimiçiydin ama bana cevap vermedin diyor hep. Yaw arkadaş..... Bütün akraba gurubuna yazdım en son bikaç ay önce, durumum böyle böyle böyle. Anlık cevap veremediğim için bana küsecekseniz atın beni baştan guruptan diye. Atmadılar ama uslanmadılar da ;)) Bilge Kağan Yazıtı'ndan 33 maddelik bi yazı geldi bi yerden ve soruyor, sen ne düşünüyorsun, en çok hangileri sana uyuyor diye mesela. Teee Allaaammmm.... Annem arıyo mesela sabah, en son gece 04:18'de bakmışsın, n'apıyodun ayol o saatte, abarttın iyice, kendine gel" diyo mesela... Te teee teee teeeeee Allammmm...
Ayyy ne çok vir vir ettim yine. ;))) Ama bu sorunsalım da dursun burada. Yıllar sonra ve inşallah emekli olursam da ömrüm olursa açıp okuyayım ;))
Öyle işte, sizde ne var ne yok? (dermişim) ;)))
Yine neyse işte, hırkadan sonra, son yaptığım şey küçük oğluma bi 5 yaş yeleği örmekti. Annem "biz sana kıyamayıp, örme artık yeter dedikçe madem durmuyorsun, çocuğun yelekleri küçülmüş, bari bi tane de oğluma yelek ör" dedi geçen hafta ;)) Zevkle dedim ve yeni kazak projesi başlamadan aradan çıksın istedim. Aralık başı kendi ellerimle götürüp giydireceğim inşallah.
Bambu iple ördüm aslında ama iş makinelerine feci ilgi duyan bi çocuk olduğu için, toprak ve yol efekti için araya renk de soktum ;)) Evde zibilyon tane kepçesi, arazözü, traktörü var oyuncak, aklı çıkıyo çocuğun. Eh teyzesi de zaten günlerini, yıllarını kepçesiz geçirmiyor madem valla ezbere bişeyler çıkardım işte ;))
Umarım sever, umarım keyifle giyer. Bak şimdi farkettim ;)) tahta düğmeler almıştım ama dikmeyi unutmuşum, akşam dikeyim barim ;))
Bundan sonraki minik projem anneme çok hafif bi boyunluk ve kendime(kızımcığımlarım beğenirse derhal onlara devrolmak üzere) kazak örmek. İpimi seçtim, modeli de dün akşam Özlem (Hayattan izler) ile kararlaştırdık. Boyunluktan hemen sonra muhtemelen hafta sonu planlarım arasında.
Son yıllarda acayip sinir olup, acayip yorulduğum bişey var. Benim gibi sıkılan var mı merak ediyorum. Ya hu kardeşim eskiden whatsap yokken bu işler nasıl yapılıyordu acaba diye günde defalarca kendime soruyorum. 1'de değil anacım, aynı iş için farklı 8 gurup var mesela, niye, her gurupta herkes yok, aman onun haberi olmasın diye ayrı onlar yada aman onlar işçi bilmesinler, aman onlar genel müdürlükten bilmesinler, aman onlar gıcık var mesela filan. Gecesi yok, gündüzü yok, hafta içi yok, hafta sonu yok, mesai saati diye bişey zaten yok, izinlisin yok, raporlusun yok, özel sektörü yok, kamusu yok, zırt zırt zırt zırt gelen ve 24 saat süren bu kovalamacadan accayip çok sıkıldım ve huylanmaya başladım. Ben ki akşamları bilgisayara elimi sürmek istemem (ki öyle bir zamanım da olmaz zaten hiç), sosyal medyada da saatlerce filan takılmam aslında ama bunca kendime koyduğum kısıta rağmen, telefonun haftalık rapor bildiriminden öğrendiğim kadarıyla, günde ortalama 5,5-6 saat internette(ki dediğim gibi bunun da % 95'i whatsap belası ve gün içinde ofisimdeki takılmalarım hariç sadece kişisel cep telefonumu kastediyorum)takılıyormuşum. Allahım ne gereksiz bişeydir bu ya, günlük ömrümün 9 saat zorunlu mesaisi dışında bu kadar zamanımı çalmaya niye hakkı olsun ki bu işlerin? Vallahi de billahi de günde 1 taneye bile denk gelmez o bin küsur mesajın içinde gerçekten acil ve önemli olanı. Nasıl gıcık oluyorum anlatamıyorumdur da hala... Yeni yetme ergenlere döndük ayol, elinden telefon düşmeyen, valla kızlarım bile kesinlikle benim kadar almıyorlar ellerine telefon. Bakmasan da olmuyor biri dürtüyor, "size yazdı, görmediniz galiba" diye arıyolar bu sefer. Ne yani eskiden işler yürümüyor muydu, bal gibi hem de daha iyi yürüyordu. Tabi yaşı genç olanlar bilmez ama ben kül yutmam arkadaş, ki bırak cep telefonunu, PTT'de sıraya yazılıpta yıllarca evimize o kordonlu telefon bağlansın diye beklemiş neslin çocuğuyum ben. Bunca sızlanmadan sonraki tespitim şudur ki; cep telefonu zaten öyleydi ama bu whatsap zımbırtısı insanları temelli plansız, programsız olmaya itti. Gün içinde, hafta içinde planlamaya gerek duymuyor artık kimse, zırt diye aklına gelince yine zırt diye yazıveriyor oraya al sana plan. Her dakika bişeyler değişiyor, iş programı her dakika tepetaklak. Bu kadar anlık dürtüler gerçekten çok kötü şeylere yol açıyor, özellikle de çocuklar için çok üzülüyorum, çünkü korkunç bir durum bence bu. Hani çoğu zaman şu aklıma geliyor, hoca sınıfa girer ve "çıkarın yazılı kağıtlarını" derdi ya eskiden bize, "ahhhaaa mıçtık" derdik, hah işte aynı durum. Dediğim gibi benim sıkıntım mı bilmiyorum ama yo rul dum. Hah bi de şu var, mesela amca kızım var bi tane, durmadan bişeyler yazardı bana whatsaptan, çoğunlukla da yemek tarifi sorar, o kadar meşgul oluyorum ki zaten bu iş şeysine ona cevap veremiyorum mesela bazen uzun uzun, küsüyor. Arıyor, 5 dakika önce çevrimiçiydin ama bana cevap vermedin diyor hep. Yaw arkadaş..... Bütün akraba gurubuna yazdım en son bikaç ay önce, durumum böyle böyle böyle. Anlık cevap veremediğim için bana küsecekseniz atın beni baştan guruptan diye. Atmadılar ama uslanmadılar da ;)) Bilge Kağan Yazıtı'ndan 33 maddelik bi yazı geldi bi yerden ve soruyor, sen ne düşünüyorsun, en çok hangileri sana uyuyor diye mesela. Teee Allaaammmm.... Annem arıyo mesela sabah, en son gece 04:18'de bakmışsın, n'apıyodun ayol o saatte, abarttın iyice, kendine gel" diyo mesela... Te teee teee teeeeee Allammmm...
Ayyy ne çok vir vir ettim yine. ;))) Ama bu sorunsalım da dursun burada. Yıllar sonra ve inşallah emekli olursam da ömrüm olursa açıp okuyayım ;))
Öyle işte, sizde ne var ne yok? (dermişim) ;)))




Vay vay yine dokurmuşsun ..Kapat son görülme tarihini gitsin ya
YanıtlaSil;)) Bu sefer de benim işime gelmiyor, ben de onların okuyup okuyamadıklarını göremiyorum çünkü o zaman,mecburen yazıp mecburen de personeli takip etmem gerekiyor yani ;(((
SilŞu whatsapp grubları beni de deli ediyor Ece. Yok şu yok bu saate bakılmadan yazılanlar. Bir de komik komik videolar gönderip yorum bekleyenler var. Deliriyorum. En son grupları sessize almıştım, zırt arıyorlar görmedin bi bak diye hahahahaa :) Görmeyeceğim yahu da diyemiyorum tabi :))
YanıtlaSilKepçeler şahane, bence çok sevinecek sahibi ;)
Başlığı görünce gülümsedim :)
YanıtlaSilGerçekten yetenek bu örgü işleri, ellerine sağlık, çok güzel örmüşsün :)
Telefona ben bakarım ama kimse niye bakmıyorsun diye sormaz aramaz. Hiç de hoşlanmam böyle şeylerden. Uzun uzun grup mesajlarını da okumam. Cevap vermediğinde küsmesi okur açısından komik, senin açından trajik bir durum :) Benim telefonumda akrabalar kayıtlı bile değil :)
Birisi beni vatsaptan gece 2'de arayıp "Kitap yazdım, yayınlatmak için ne yapmam gerek" diye sormuştu. 5 dakika gecikirse o kitap öldüm Allah yayınlanmaz zira, ayrıca ben yayıneviyim ya :)))
YanıtlaSilGerçekten de öyle; artık biz kendimizi yönetemiyoruz, teknoloji bizi yönetiyor. Bu konuda bazen ben de çok dertleniyorum.
YanıtlaSilÇok şükür okul gruplarından da kurtuldum, artık kimsenin yazısına bakmıyorum :D
YanıtlaSilYeleğe ben bayıldım, oğluş kim bilir ne çok sevecek teyzesi :)
Darısı başıma innnnşalllaaahhh :)
YanıtlaSilSağolasın Handanımmm...
yelek oleey :) yoğun yaşadığın için tabii yaaa nerden hatırlıcan herşeyi seeen :) wadzap eh evet sınırlamazsan çıldırtır tabiiiii o gruplar :) bir ton mesaj gelir yakalayamazsın her şeyiiii :)
YanıtlaSilYeleğini güle güle giysin delikanlı pek güzel olmuş ellerine sağlık, ah bu erkek çocukları kepçeydi traktördü neler yapmadım bende :)
YanıtlaSilWhatsap gruplarını sevmiyorum okul olayından mecburen bulunduğum bir tane sınıf grubu var başka da yok şükür :)