19 Kasım 2019 Salı

Balıkçı'ya merhaba...

 Halen şahane geçen Sarı Yaz gerçekten, yaşayan herkesin ruhunu okşamaya devam ediyor. Bazen bu bir tablo olsa gerçek dışı diye algılarım dediğim, inanılmaz bir görsel şölen mevsimi. Bambaşka güzel doğuyor, bambaşka güzel batıyor güneş. (Göreceğiniz fotoğrafların hepsi birkaç gün içinde çekildiler)
Fotoğraf: Dilay Sarıçiçek/Turgutreis

Fotoğraf:Sevgi Nur Köse
Kuşluk vakti dönen balıkçı teknelerini dört gözle bekleyenler, güne dair umutlar...
Fotoğraf:Yrts Saime/Bitez
Fotoğraf:İ.Hakkı Zırh/Kadıkalesi
Eğer gerçekten yavaşlayabilir, kaygıları bir yana bırakabiliyorsam enfes bir yemek yemiş gibi, hiç beklemediğim anda duyduğum harika bir haber gibi, çok önemli bir sınavı kazanmış gibi, bir yandan dünyevî, bir yandan münzevi bir zevk sarıyor. Şükrediyorum. Balıkçı'nın deyimiyle, “Bunlar göğün suları, elimden gelse ta göklere, yıldızlara savuracağım”
Fotoğraf:Yılmaz Bozlu

Ve der ki; "burası engin göklerin memleketidir. İçten gelen bir türküyü kapıp koyuverin uzaklaştıkça türkü gökte masmavi olur. Işık burada yalnız karanlığı aydınlatmakla kalmaz, aydınlattığı maddeyi değiştirir ve görülen bir şair rüyasına çevirir. Başka yerlerde ölüp nur içinde yatılacağına burada nur içinde yaşanır. İtalya’yı gör de öl derler, yok a canım, Bodrum’la kıyılarını gör ve yaşa…” Akşamüstü pembeliğini sevmeyi de Balıkçı'dan öğrendim ben mesela.
Fotoğraf:Emel Saygı/Gümbet
Fotoğraf:Leo Han
Bir dönem, Bodrum Belediye Parkı’nda bahçıvan olarak çalışmaya başlıyor. Gittiği yerlerden topladığı tüm tohum ve fideleri serpiştiriyor toprağa, sonra süzülerek göğe uzanışını seyre dalıyor. Kaktüsler, tropikal çiçekler, mimozalar, amberler, Akdeniz bitkileri, begonviller, okaliptüsler, palmiyeler, fıstık ağaçları, hurma fideleri, çeşit çeşit portakallar, mandalinalar… Dünyanın farklı yerlerinde görülebilecek tüm bitkileri, Bodrum’a sığdırıyor. Türkiye’yi greyfurt ile tanıştırıyor mesela, biliyor muydunuz? Pomelon diyor adına. Öyle giriyor ki bu iş hayatına, “gece rüyamda kendimi savaşan bir general gibi görüyordum. Arkamda yüz binlerce portakal ve greyfurt ağaçları kökleri üzerine kalkmışlar, ilerliyoruz ve düşmanımıza, ölüme karşı, vitamin ve ışık bombaları, portakalları, greyfurtları, çiçekleri atıyoruz…”





Halen de, Bodrum Belediye Meydanı'nda pek çok anı ağacı vardır, etiketlenmiştir. Yolunuz düşerse dokunun derim. Yıllardır beni toprağa, ekmeye, dikmeye ateşlendirmiştir mesela. Düşünsene dünyaya daha güzel ne bırakabilirsin ki bu kadar uzun ömürlü olacak... Çayımızı alır mesai aralarında o okaliptüslerin altında bu gibi şeyler konuşur, yad ederdik... Hurma ağaçlarına "zümrüt fıskiyeleri" dermiş mesela, rıhtım inşaatı sırasında diktiği ağaçların bazıların söküldüğünü görüp, küsmüş mesela, günlerce kimselerle konuşmamış. Sonra onları başka yerlere dikmişler, "nispeten affettim" demiş. Güzel şeyler bunlar...

Aslında bambaşka şeyler yazmak için başlamıştım bugün. Güzel bir fotoğraf seçeyim derken, bir diğeri, bir diğeri daha geldi böyle oldu, iyi de oldu. Bu güzelliklerin arasına sokuşturulabilecek kadar güzel değildi yapıp buraya koyabileceklerim zaten. Akışına gitsin dedim tabi ki Balıkçı'yı anmadan da edemedim, öyle işte buralara geldik. Umarım okuyanlar keyif alır... Bir de deniz kokusu...

Ve tabi, buraya gelişi ne kadar hüzünlü olsa da, Bodrum'u Bodrum yapan, Bodrum'un da Onu Halikarnas Balıkçısı yaptığı güzel insan, nurlarda uyu... Güle güle dememiş madem hiç, hep merhaba demiş madem, eh kocaman bir merhaba da benden oldu bugün...


17 yorum:

  1. Benden de kocaman bir merhaba olsun..
    Fotoğraflar ile birlikte ne şahane bir paylaşım olmuş yahu.. Emeğinize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle ulaşmıştır merhaban... Çok sevindim çok beğenmene Akelacım, teşekkür ederim <3

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Bir merhaba da benden :)
    Çok güzel gerçekten, sanki cennetteymişim hissi veriyor bazen böyle manzaralar.
    Emeğine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senden de gidince bir merhaba daha ne sevinmiştir kimbilir <3<3<3 Çok teşekkür ederim.

      Sil
  4. fotoğraflar harika... çekenlerin ellerine sağlık...
    ve merhaba halikarnas balıkçısı şakir kabaağaçlı'ya... ne hazin yaşamdır onunki, ama en hüzünlü zamanında hüznünü çevresine boca etmektense, yaşadığı yeri güzelleştirmek de ne yüce gönüllülük... nurlar içinde uyusun!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam gerçekten şimdi o tatlı gülümsemesiyle güldüğünü hayal ettim, "boşa yapmamışım, ne güzel" de demiştir gibi. Çok teşekkür ederim...

      Sil
  5. her gece bodrum/selim ileri. okumadıysaan :) fotiler ve notlar yine hoş :)

    YanıtlaSil
  6. Fotoğraf ne kadar da güzel. İçim ısındı bakarken. Bu güzel bilgiler için de teşekkür ederim. Edebiyat kitabında duymuştum bu adamı. Hiç de merak etmemiştim. Ama bu yazıdan sonra mutlaka araştıracağım. Ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah Şevval, mutlaka tavsiye ederim mutlaka. Müthiş donanımına rağmen eziyet çeksin diye sürgüne gönderilip, sürgünü cennete çeviren aslan yürekli balıkçımızı mutlaka tanı lütfen. Sonra haber verirsin, seveceksin...

      Sil
  7. Benden de size gönülden bir merhaba olsun o zaman başka bir yazıya gerek yok bu yazınız ve görseller çok harika olmuş. Emeğinize sağlık.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fatih bey, tüm merhabaları birleştirip Balıkçı'ya gönderiyoruz, çok mutlu olmuştur ruhu, sağolun siz de.

      Sil
  8. Şahane bir paylaşım, özellikle fotoğraflar göz alıcı. Bu sene sarı yaz uzun sürecek gibi, bugün plajlardaki durum, bir bayramdaki gibi değildi ama, neredeyse sezonu andırıyordu. Geçen kıştan sonra yüreğimize azıcık su serpilecek galiba. :) Ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, sefalar getirmişsiniz. Yoksa siz de mi buralardasınız? Takibe aldım.;))

      Sil
  9. Okumalara da doyamadım, bakmalara da...

    İdealist, tuttuğunu kopartan ve savaşan insanların hikayelerini dinlediğimde onların yanında yaşamayı hatta yardımcıları olmayı hayal ederim hep. Düşünsene ne çok şey öğreniriz onlardan ♥

    YanıtlaSil
  10. Şebnemciğimmm... Ah ne çok hayal ettiğimi anlatamam gerçekten. Yıllarca onun ağaç ektiği meydanda çalışıp, her gün ama her gün gidip dokunur, severdim o ağaçları. Şimdi de ne zaman oralara gitsem yine aynı şeyi yapıyorum. Telafi etmeye çalışıyorum ama onun öğrettikleriyle bilgilenerek ve dediklerini uygulayarak. İyi ki dünyadan böyle yüksek bir şahsiyet de geçmiş.

    YanıtlaSil