Anlata anlata bitiremediğim doğrudur. En çok sevdiğim mevsim bu olunca... Bodrum esas şimdi marka Bodrum. Bu bilinsin istiyorum.
Taaa çocukluğumdan rahmetli dedemin asmasına bayılırdım. Goruk terletmesi yapardık. Olgunlaşmamış üzümleri henüz ekşiyken bir kaba taneler, üzerine biraz tuz atar, onun üzerini bir bezle sıkıca gererek kapatır, sallar dururduk. Kaba çarpan taneler tabi tuzun da etkisiyle ekşisini biraz dışarı salarak yumuşar ve harika bir tat oluştururdu. Ekşiyi çok sevmemden midir nedir bilmem yıllarca gözüm asmalarda oldu. Kendi evim olunca bahçeye ilk diktiğim şey iki tane asma fidesiydi. Geçen yıl tek tük, bu yıl ise bize göre oldukça güzel gelin üzümü aldık. Yapraklarından sarmalar yapıp durdum sürekli. Hele öyle ki kışlık koyacak kadar biriktiremedim bile. Şimdi ordan burdan alıyorum ama ıı ııhh, yok, bizim yaprak gibi asla olmuyor sarmalar.
Kutsal asma diye tabir ediyorum, asma deyip geçmiyorum. Her mevsim başka bir heyecan yaşatıyor. Her gün onu izlemek, takip etmek müthiş bir deneyim. Dışarıdan gören olsa yüzlerce asmam ve goca bi bağım var sanır. O derece.
Asma ile ilgili bilgilendiğim harika bir site var. Sitenin sahibi Mehmet bey (ki kendisini tanımaktan büyük onur duyuyorum) bu konuda gerçek bir derya. Burada Garaova'da profesyonel olarak bu işi yapıyor zaten ve harika şaraplar da üretiyor. İhtiyaç duyan olursa, bağcılıkla ilgili pek çok bilgiyi bu harika siteden edinebilirsiniz. Sitede ( http://www.bodrumbaglari.com ) zeytinle ilgili de harikulade bilgiler var. Bilgilerimi tazeledim ve hafta sonu inşallah kış budamasına girişeceğim.
Kutsal demişken... Görevini tamamlayıp giderken bile en güzel giysilerini giymemiş mi? Bu ne güzellik, çizsen çizilmez, boyasan boyanmaz. Büyük kızımcığım bakmaya doyamıyor bu mevsimde bu yapraklara. Ona fotoğraflar çekip yolluyorum, karşılıklı mest oluyoruz.
Şükürler olsun.
Bak yine bugün de dünkü gibi oldu. Aslında bugünkü yazacağım konu da bu değildi. Ve yine baktım ki, yaptığım şey de, yazacağım şey de bundan daha güzel değildi. Böyle kalsın yine madem ;)) Belki bir gün Garaova'da minik de olsa bir arazim olur ve ben de üzüm yetiştirebilirim, kim bilir...
Taaa çocukluğumdan rahmetli dedemin asmasına bayılırdım. Goruk terletmesi yapardık. Olgunlaşmamış üzümleri henüz ekşiyken bir kaba taneler, üzerine biraz tuz atar, onun üzerini bir bezle sıkıca gererek kapatır, sallar dururduk. Kaba çarpan taneler tabi tuzun da etkisiyle ekşisini biraz dışarı salarak yumuşar ve harika bir tat oluştururdu. Ekşiyi çok sevmemden midir nedir bilmem yıllarca gözüm asmalarda oldu. Kendi evim olunca bahçeye ilk diktiğim şey iki tane asma fidesiydi. Geçen yıl tek tük, bu yıl ise bize göre oldukça güzel gelin üzümü aldık. Yapraklarından sarmalar yapıp durdum sürekli. Hele öyle ki kışlık koyacak kadar biriktiremedim bile. Şimdi ordan burdan alıyorum ama ıı ııhh, yok, bizim yaprak gibi asla olmuyor sarmalar.
Kutsal asma diye tabir ediyorum, asma deyip geçmiyorum. Her mevsim başka bir heyecan yaşatıyor. Her gün onu izlemek, takip etmek müthiş bir deneyim. Dışarıdan gören olsa yüzlerce asmam ve goca bi bağım var sanır. O derece.
Asma ile ilgili bilgilendiğim harika bir site var. Sitenin sahibi Mehmet bey (ki kendisini tanımaktan büyük onur duyuyorum) bu konuda gerçek bir derya. Burada Garaova'da profesyonel olarak bu işi yapıyor zaten ve harika şaraplar da üretiyor. İhtiyaç duyan olursa, bağcılıkla ilgili pek çok bilgiyi bu harika siteden edinebilirsiniz. Sitede ( http://www.bodrumbaglari.com ) zeytinle ilgili de harikulade bilgiler var. Bilgilerimi tazeledim ve hafta sonu inşallah kış budamasına girişeceğim.
Kutsal demişken... Görevini tamamlayıp giderken bile en güzel giysilerini giymemiş mi? Bu ne güzellik, çizsen çizilmez, boyasan boyanmaz. Büyük kızımcığım bakmaya doyamıyor bu mevsimde bu yapraklara. Ona fotoğraflar çekip yolluyorum, karşılıklı mest oluyoruz.
Şükürler olsun.
Bak yine bugün de dünkü gibi oldu. Aslında bugünkü yazacağım konu da bu değildi. Ve yine baktım ki, yaptığım şey de, yazacağım şey de bundan daha güzel değildi. Böyle kalsın yine madem ;)) Belki bir gün Garaova'da minik de olsa bir arazim olur ve ben de üzüm yetiştirebilirim, kim bilir...

Sonbahar renkleri harika :D
YanıtlaSilSana gelmişken yenilecekler listesine yaprak sarma da ekliyorum :D
Evet evet biliyorum, sen de yaprak sevicisin <3
SilZevkle yaparım, zamanında gel ama ;))
Ay uzun yetişir şarap yapalım içelim birlikte
YanıtlaSilTamam, hadi bakalım Sevkoz'umm <3
SilBodrum'u görmek nasip olmadı daha. Kısmet. Ne güzel anlatmışsın. Canım sarma istedi :)
YanıtlaSilEmeğine sağlık :)
Çok teşekkür ederim <3
SilNe güzeldir kimbilir tadı hiç denemedim, koruk ekşi falan deyince ağzımın sularını sildim önce :) elinden nasıl güzel yetişecek o biliyorum, bunca sevgi bunca özen..
YanıtlaSilYaaa Deryacığımmmm <3<3<3
SilSen o arazide kimbilir ne şahane şeyler yaparsın Ececim ♥
YanıtlaSilAllah gönlüne göre versin arkadaşım inşallah ♥
Valla Allah sağlık ve ömür verirse bi de bi inek alıcam diyorum, kızımcığımlarım bön bön bakıyo bana ;)) Amin, cümlemizin <3
Silüzümden de şarap üretirsin belkiii. goruk terletmesi saool senden öğrendim. ay ben tatlıcıyım eşki hiç yok bendeee :)
YanıtlaSilHadi inşallah ;))
SilValla, bi sürü işim gücüm var, ben sizin bu yazıları okuyorum. Gayet güzel yazıyorsunuz. Sizin böyle güzel yazmanız ve yazmaya devam etmeniz benim de Blogumu daha fazla ihmal etmemem gerektiğini düşündürdü bana... Dönüyorum :))
YanıtlaSilGözlerime inanamadım, hoşgeldiniz sayfama büyük ustam, çok mutlu oldum. O kadar kıymetli ki bloğunuz da web sayfanızda asla gönlüm razı olmaz güncel olmamasına ;)) Çok sevindim...
Sil