Hayat işte...
Asla "asla" dememelisin derlerdideee....
Eeee nerden nereye...
Ciddiye bağlama sakın, öyle hayat dersi vermek yada ciddi bir sloganla yaşamını alt-üst etmek gibi olağanüstü bi gayretim yok, konuyla ilgili..
Konu, kutsal bamyalarım ;))
Hayatımın en az 2/3'sinde kendisi nerde karşıma çıksa yolumu değiştirdim. O varsa bi yerde,ben oraya gitmedim, es kaza yakalandıysam da, -ilginç bi şekilde duyduğumu aslında hiç kokmadığını- iddia edenlere inat odalara kapanıp saatlerce kendisine lanetler yağdırdığım bamyalar...
Mum oldum size, mum ;)) Tohum halinden tut, yemeğine, kurusundan tut, suyuna kadar canım çekiyor...
Mutfak penceremin önünde, tohumdan cana dönüşlerini izlemiştim...
Sonra boylanmalarını beklemiştim...
Hafta sonu, bostanda yerlerini aldılar... Günde 3-5 belki de 10 kere gidip bakıyorum ne haldeler diye...
Evrene hep iyi dilekler yolladığım bir haftaydı yine...
Hıdrellez geleneğimizi bu yıl da tamam ettik...
Hıdrellez günü bereket için peynir yaptım... Daha doğrusu lor çünkü başka maya kullanmadım... Dolapta bekleyince şahane bir tat oldular, pazar kahvaltısında ızgara üstü yendiler...
Muallacığım asil kızım, Dimitri şapşiğine alışmaya çalışıyor hepimiz gibi... Dimitri sürekli onunla uğraşıyor, Muallacığım kaçacak yer arıyor, benim gibi...
Önceden kalan ekmekleri fırınlayıp peksimet yapıyorum, mayam hep canlı kalsın diye kolum ağrımadığı zaman ekmek yapmaya devam... Aşama aşama devam eden bu kutsal süreci de büyük bir zevkle takip ediyorum tabi...
Zayıflama işini henüz beceremedimse de o kortizonlarla en azından daha da kilo almadım diye kendimi ferahlattığım ancak zayıflamama katkıda bulunmayan, bulunsa pıt diye zayıflayacağımdan emin olduğum her bir şeylere gıcık kapıyorum...
Temizlik epeyce yapıldı... Kızımcığım sağ olsun... Ütü için de bir şükür sebebi arıyorum ama henüz bulamadım... Ütü gerektiren tüm kıyafetleri dağıtmak gibi bir fikrim var ;)) Çakozlamasınlar diye, yavaş yavaş yürürlüğe sokucam onları da... En temizi bu...
Büle işte...
Mutfak penceremin önünde, tohumdan cana dönüşlerini izlemiştim...
Sonra boylanmalarını beklemiştim...
Hafta sonu, bostanda yerlerini aldılar... Günde 3-5 belki de 10 kere gidip bakıyorum ne haldeler diye...
Evrene hep iyi dilekler yolladığım bir haftaydı yine...
Hıdrellez geleneğimizi bu yıl da tamam ettik...
Hıdrellez günü bereket için peynir yaptım... Daha doğrusu lor çünkü başka maya kullanmadım... Dolapta bekleyince şahane bir tat oldular, pazar kahvaltısında ızgara üstü yendiler...
Muallacığım asil kızım, Dimitri şapşiğine alışmaya çalışıyor hepimiz gibi... Dimitri sürekli onunla uğraşıyor, Muallacığım kaçacak yer arıyor, benim gibi...
Önceden kalan ekmekleri fırınlayıp peksimet yapıyorum, mayam hep canlı kalsın diye kolum ağrımadığı zaman ekmek yapmaya devam... Aşama aşama devam eden bu kutsal süreci de büyük bir zevkle takip ediyorum tabi...
Zayıflama işini henüz beceremedimse de o kortizonlarla en azından daha da kilo almadım diye kendimi ferahlattığım ancak zayıflamama katkıda bulunmayan, bulunsa pıt diye zayıflayacağımdan emin olduğum her bir şeylere gıcık kapıyorum...
Temizlik epeyce yapıldı... Kızımcığım sağ olsun... Ütü için de bir şükür sebebi arıyorum ama henüz bulamadım... Ütü gerektiren tüm kıyafetleri dağıtmak gibi bir fikrim var ;)) Çakozlamasınlar diye, yavaş yavaş yürürlüğe sokucam onları da... En temizi bu...
Büle işte...
hahahahaa :)
YanıtlaSilGel birlikte dağıtalım ütü gerektiren kıyafetleri.
Bamyayı ben nasıl severim biliyor musun? Ekşili ekşili uffff ♥
Tohumlar dizlerine nasıl geldi meraktayım bacım, ben hala becerip başlayamadım çünkü.
@Oytunla Hayat; vala hahahahahaaa ;))
YanıtlaSilDağıtalım bacım, bünyeye ters bir eylem ütü bence ;))
Tohumlara lütfen hemen...AMA HEMEN BAŞLAMALISIN... Kutsal diyorum artık onlara baksana ;))İstikrarla devam ediyorum, gayet memnunum...
harika ve iştah açıcı görünüyorlar.. elleriniz dert görmesin.
YanıtlaSil