3 Şubat 2010 Çarşamba

Yetmedi Ya Rab!

Pişmanlık can yakar.

Hele de korkulan fırtına başladıysa.
Cayır cayır yanar kül edersin öfke yangınında beynini.
Gönül bahçenden geriye, cılız bir dal kalmıştır seni hayata bağlayan.
Yine de ölmezsin, inatla.
Zannedersin ki o cılız dal, sana koca bir çınar hediye edecek,
"Kahretsin” ler, “Allah’ın belâsı” na dönüştüğü sırada dilinde,
Varettiğin koca çınarın dalları sarsılır oysa, gövdesinin inlemesi caba.
Gövde kendini sahip sanır ama alıcı kuşlar koca çınarı talan etmekle görevlendirmişlerdir kendini.
Koca çınar, bir alıcı kuşa yenilir,
Adına kader der.
İntikam oyununda oynanacak son taşlar vardır hâlâ ama
Acıtan sözlerden kaçmak artık imkânsızdır.
İntikamın pusulası ise benim bildiğimden çok başkaydı.
Sağlam adımlar diye bildiklerimse,
Kaybedişin ayak taşlarıydı belki.
Gönder Ya Rab!
Yetmedi. Biraz daha büyüt beni savuruşlarınla…

4 yorum:

hasretsenfonileri, dedi ki...

Beni böyle anlayamadığım anlamakta zorlandığım ve anlamak istemediğim muğlak ifadedelerle baş başa bırakma ne olur.. Ben kendi düğümlerimle kördüğüm olmuşken bir yanda sen bir yanda suskunadam... Yazık bana!!
Derhal özel mesaj bekliyorum eceleriminecesi derhal.. Bu yazılan, sedece anlayabildiğim kadarıyla bir kompozisyon ödevi değil!!

Newbahar dedi ki...

Kader deyip susmak sana göre değil sanki be sevgili Ecehan,
Ama bilesin o cılız dallar çınar olmaktan ümidi çoktan kesti.
Artık çıtır çıtır kırılan seslerini duyuyorum dallarının.

orhankaradogan dedi ki...

"Hintli bir adam suda bata çıka ilerlemeye çalışan bir akrep görür.
Onu kurtarmaya karar verir ve parmağını uzatır ama akrep onu sokar.
Hintli tekrar akrebi sudan kurtarmaya çalışır ama akrep onu tekrar sokar.
Yakınlardaki başka birisi ona, onu sürekli sokmaya çalışan akrebi
kurtarmaya çalışmaktan vazgeçmesini söyler.
Ama Hintli adam şöyle der:
"Sokmak akrebin doğasında vardır.
Benim doğamda ise sevmek var.
Neden sokmak akrebin doğasında var diye kendi doğamda olan sevmekten
vazgeçeyim ?" şeklinde yazmak geldi içimden...

tufan dedi ki...

Yansak kavrulsak'ta,küllerinden yeniden doğmak bize özgü değilmidir sevgili Ecehan,hangi fırtına biçerse biçsin dallarımızı yeniden sürgün verir umutlarımız.

Allaha şükür kökümüz toprağın ciğerine işlemiştir,hangi fırtınanın hükmü geçer gönül hanemizde.

Sen'ki bir incir çekirdeğine koca dünyalar sığdıran Ecehan,buda tüm kuruyan dallarını umuda açsın taze çiçekler,haydi arkadaşım,haydi...

Selamlar sevgiler.