Ateşten gömlek sırtımızda, yüreklerimiz köz.
Ne söyleyecek bir şey bulabiliyor insan ne de susabiliyor.
Kelimelerin yerini çoğu zaman hıçkırıklar almaya devam ediyor.
Elbet hayat devam ediyor amma... Halâ gülebilen insanlardan nefret ediyorum bu aralar...Daha da fazla... Onları alkışlayanlardan da...
Aklımda hep şu var;
Zenginimiz bedel verir, askerimiz fakirdendir. Askerimizin fakir olduğunu öyle kanıksamış ki devlet... Doğu'da 220, diğer illerde 110 TL aylık yeter demiş. Vicdanınız kurusun.
Ruhları şad olsun...Anacıklarına Allah sabır versin, hem de çok sabır versin.
Ne söyleyecek bir şey bulabiliyor insan ne de susabiliyor.
Kelimelerin yerini çoğu zaman hıçkırıklar almaya devam ediyor.
Elbet hayat devam ediyor amma... Halâ gülebilen insanlardan nefret ediyorum bu aralar...Daha da fazla... Onları alkışlayanlardan da...
Aklımda hep şu var;
Zenginimiz bedel verir, askerimiz fakirdendir. Askerimizin fakir olduğunu öyle kanıksamış ki devlet... Doğu'da 220, diğer illerde 110 TL aylık yeter demiş. Vicdanınız kurusun.
Ruhları şad olsun...Anacıklarına Allah sabır versin, hem de çok sabır versin.
Amin, kocaman amin
YanıtlaSilvatan sevgisi imandandır. şehitlik makamı peygamberlerden sonra gelen makamdır. demek ki zenginler dediğimiz zümre ne bu tür imana sahip ne de bu makama layık. bu açıdan bakınca kim fakir kim zengin cidden tartışılır. canlarımıza kıyanların rabbim cezasını tez versin inşallah. asker yavrularımız Allah'a emanet olsun. sevgiler...
YanıtlaSilBen de daracık alanda sıkışıp kalmış kanı bozuk ruhu bozuklardan nefret etmek istiyorum, ama yapamıyor, acımakla kalıyorum... Ne mutlu sana Ececim...
YanıtlaSilHepimizin başı sağolsun Ece'cim, içimiz parçalana parçalana daha kaça bölünecek bilemiyorum.
YanıtlaSilHakkımızda hayırlısı.
Ececim konuşmaktan, anlatmaktan helak oldum... Canlarımız gidiyor diyorum, hiç uğruna diyorum, o evlarlar senin olsa diyorum, diyorum...
YanıtlaSilDiğer tarafta arafta kalmış insanlar, en çok da çocuklar :(
Kime dua edeceğimi şaşırdım resmen...
Tez amanda hırs bürümüş şu ansanları vicdana getir diyorum artık.
Asker harçlığı konusuna dün değinmek istemedim Ececim, belli ki acının şiddeti hayli yüksekti, bu post klavyenden çıktı. Bugün biraz daha hafiflemişsindir diye kısa bir not düşmek isterim; eşim asker... gözlemci yanım hep aktive olduğu için o izole dünyanın her halini içindeyken çok gözlemledim, çok gördüm, çok dinledim... silahlı kuvvetlerin bir çalışanı olmasam da işleyişini, sistematiğini iyi bilirim. Bir er asker ocağına girdiği andan itibaren o ocağın evladı olur. Devlet yatacağı yeri, giyeceği giysileri, kullanacağı eşyaları karşılıksız hibe eder. Süresini tamamlayıp gittiğinde kullandığı şeyler ondan sonrakilere kalmaz, onunla birlikte onların da süresi dolar. Geride kalan şeyler yepyeni de olsa kimse kimsenin artığı ile yaşamını idame ettirmez. Öte yandan askerin beslenmesi son derece önemlidir. Yapacağı sportif aktiviteler de gözönüne alındığı için yemekleri ihtiyaç duyulan kalori hesabına göre hazırlanır ve protein ağırlıklı bir beslenme ile ihtiyaç duyduğu enerji tamamen karşılanır. Er konumundaki en rütbesiz askerin bile sosyal hayatı için etkinlik alanları vardır. Bu alanlarda sosyalleşmek adına belli saatlerde zeka oyunları, bedensel oyunlar oynarlar, çeşitli aktivitelerde bulunurlar. İnternet, tv salonları, kantinleri mevcuttur. Her er bağlı bulunduğu birlik komutanının evladı gibidir. Maddi manevi her ihtiyacı komutanlarınca sık sık sorulur tespit edilen ailevi,maddi-manevi problemleri subay, astsubay ve uzmançavuşların hem kendileri hem de aileleri ile birlikte koordineli bir şekilde çözümlenmeye çalışılır. Askerliğin en çok da bu yönünü sevdim. Tanımadığımız yaşamlara dokunma şansı bulduk. Çünkü asker ocağı gerçekten peygamber ocağıdır. Bu ocakta askerin her türlü iaşesi parasız ve temamen karşılandığı için para ile kendisi için zaruri ve ihtiyaca yönelik bir şey satın almasına gerek kalmaz... dolayısıyla o küçük miktarlardaki paralar askerlerin cep harçlığıdır. Ufak tefek istekleri, canının çektiği abur cubur-sigara gibi şeyler varsa alsın diye verilir. Keşke zengin bir ülke olsaydık milyonları bulan askerlerimize daha çok harçlık verebilseydik. Orta halli bir baba evladını okuluna gönderirken nasıl kısıtlı bir bütçeyi "aman çocuğum harçlıksız kalmasın, canı birşeyler çekerse alsın" diyerek belki de evinin mutfak masrafından kısıyor cebine koyuyorsa devletin askerlerin cebine koyduğu harçlık da tıpkı öyledir. hangi evlat ekonomik durumu belli olan babasına kalkıp da "bana neden daha fazla para vermiyorsun" diye sorar, soruyorsa zaten o evladın insanlığından şüphe ederim. O zaman bütün yaz gidip bir yerlerde çalışsaydın da okul harçlığını çıkarsaydın, babanın emek sarfedip gıdım gıdım verebildiği üç kuruşa göz dikmeseydin diye yüzüne tokat gibi vururum. Beğenmediğimiz devletimiz de askerini peygamber ocağında beş kuruşsuz bırakmamak için ne yapıp edip zengin askerine de fakir askerine de eşit miktarda harçlık vermeye çalışır. Allah razı olsun... Allah devletimize zeval vermesin. Ekonomisi inşallah daha da düzelsin, daha da çok versin. Zira adı gelecekte konulacak olan üçüncü bir dünya savaşından geçmekteyiz. Biz ayaklarımızı uzatıp film izler gibi ekranlara bakarak sahneler ve replikler üzerine pek mühim yorumlarımızı yaparken askerlerimiz bu saçma sapan meselelere dönüp bakmaya tenezzül etmeden tüm yürekleriyle mücadele veriyorlar. Allah yar ve yardımcıları olsun. (Devlet asker ocağını bu denli yuva haline getirip askerini koruyup kollamasına rağmen, sistemi iyi yönetemeyen, egosu kocaman, işgüzar kimi komutanlar da çıkmakta... neyse ki sayıları çok az... neyse ki fark edildikleri anda gereken yapılmakta... Maalesef çoğu zaman problem sistemlerde değil, sistemleri uygulayanlarda...
YanıtlaSilof evet yaa 200 ü geçmiş ölü sayısı.
YanıtlaSilferiha hanım yazdıım. zamanın olursa okursun belkii.
YanıtlaSilmaalesef
YanıtlaSilEcecim unuttuğum bir şeyi ilave etmeye geldim... Madem sazı aldım elime, şarkıyı sonuna dek bitireyim. :)) Yukarıda tanımladığım askerler savaş ve operasyon bölgelerine giden askerler değil. Savaşa gönüllüler gönderiliyor. (Yaklaşık 5 yıldır böyle, önceleri değildi) Yani hiç bir asker zorla gönderilmiyor. Bu gönüllü askerlerimiz de aylık olarak maaş karşılığı iyi bir ücret alıyor. En rütbesiz gönüllü erin dahi bir öğretmen maaşından daha iyi bir maaş aldığını söyleyebiliriz. Yeni mezun bir astsubay 6000 TL ile başlıyor, tazminatları ile ücreti artıyor. Uzman çavuşlar 5000 den az almıyor. Rütbeler yükseldikçe alınan maaşlar da artıyor. Normal askerlerin cep harçlığı ile savaşa katılan askerlerin maaşları aynı şeyler değil. Umarım bu bilgiler aydınlatıcı olmuştur. Keşke hiç savaş olmasa... Ama günümüz dünyasında bunu söylemek uyurgezerlik ve hayalperestlikle eşdeğer... Allah askerlerimizi, vatanımızı korusun demekten öte bir yol varsa bilmek isterdim.
YanıtlaSilSabır taşı olduk :(
YanıtlaSiloffff yürek dayanmıyor
YanıtlaSil