Serenay Sarıkaya Cem Yılmaz'la ilişki yaşıyor, kendini mahvetti, hiç yakışmıyorlar, Defne Samyeli aldatılmış meğer, Atakan filozof çocuk, niye çünkü 250 kitap okumuş 10 yaşına kadar, bilmiş bilmiş konuşup bir yandan annesini eliyle kenara ittiriveriyor, çocuk kendine uygun okul olmadığını söylüyor, 3 gündür memleketin en önemli olayı haline geldi, bu arada müjdeler olsun ey yurdum Beren Saat ile Kenan Doğulu aralarındaki buzları eritti, yeniden eleleler, Koronavirüs yapay üretildi şeklindeki komplo teorileri, İstanbul'daki AVM'lerde maskeyle dolaşanlar, bizden öcü gibi korkuyorlar yazık bize diye ağlayan Çinli kız, paça çorbası günde iki kez yensin mi yenmesin mi, Merkür retrosu geri döndü filan...
derken; bi komplo teorisi de benden, hakikaten birileri hepimizin kafasından turşu, beyin sıvılarımızdan sirke yapmaya çalışıyor. Beynimiz olmuş cacık, her boku bilen nöronlarımız hıyar.
Epifizimiz mercimek büyüklüğünden inmiş toplu iğne başına zahir.
Akşama kadar iş stresi, akşamdan geceye kadar zorla yüklenen saçma sıpan haberler, diziler desen ha keza...
Aman be neyse ne işte.
Serenay'ı eleştirenlerin karşısına Cem Yılmaz çıksa ve sevgili olalım dese, % 99'u reddederse Ecehan diilim. 5 yaşında okula başladığım için kesin eminim ki 10 yaşıma kadar en az 250 kitap okumuşumdur, bu abartılacak bişey değil yani, aha normal bi insanım işte, yazık çocuğa yazık.
Aman be hakkaten bana ne.
Kasıla kasıla savaşa giriyoz bi de, ne hoş di mi? Sınırdan bize kaçan 1 milyonun canını kurtaralım diye telef ettiğimiz mehmetcik ne ki! Ondan bizde çok var çünkü zaten her Türk asker doğar di mi?
Neyse neyse hakkaten bitti, yazmayacağım. Yazsam ne olur, yazmasam ne olur ki zaten...
Örüyorum ben. Şiddetle hem de. Geçenlerde dikkatimi çekti, ne kadar sinirliysem o denli de hızlı örüyorum. Kendime 25 renk hırkaya başlamıştım ki küçüğüm model çizdi getirdi, üstüne bi de ip beğendi (ki bu nadiren olur) attım benim hırkayı kenara yavrucuğumunkini ördüm.
Gençlik 90'lı yılların başına dönmüş bildireyim. Pantolonlar yüksek bele dönmüş, kazaklar da içine sokuluyo ;)) Renk sarılı pudra, ip Nako Paris.
Eeee, atalar boşa dememiş; bir evde iki kız biri iğne biri biz ;)) Bu kazağın dikilmesini takip eden 10 dakika içinde büyük kızımcığım da kendi modelini ve rengini gönderdi. Çok sevindim ne yalan söyleyeyim, çok seviyorum el örgüsü giymelerini. Kendimi güzel anne hissediyorum ;)) Başladım tabi. Renk mantar bu sefer, ip aynı, Nako Paris.
Cemre'de düştü ama nasılsa mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır misali bu sezona yetişmesi, en azından bir kaç kez giymiş olması için gayret ediyorum. Doğduğun ev kaderindir'i de izleyince, ehh biter bu biter, pöfff ;))
Kızlar zinhar fotoğraf koydurmuyor bana oraya buraya, hak da veriyorum üzülerek bazen, kafalar o yüzden gidik. Kendimle telafi edeyim; efenim sene 2014, Muğla Üniversitesi'nde su konulu bir konferansta konuşmacıydım, dizlerim henüz bu kadar ağrımıyordu, pire gibi zıplıyor, çift mesai çalışıyor ve 38 beden ve uzun saçlıydım. Ay ağlayasım geliyo resmen ;))
derken; bi komplo teorisi de benden, hakikaten birileri hepimizin kafasından turşu, beyin sıvılarımızdan sirke yapmaya çalışıyor. Beynimiz olmuş cacık, her boku bilen nöronlarımız hıyar.
Epifizimiz mercimek büyüklüğünden inmiş toplu iğne başına zahir.
Akşama kadar iş stresi, akşamdan geceye kadar zorla yüklenen saçma sıpan haberler, diziler desen ha keza...
Aman be neyse ne işte.
Serenay'ı eleştirenlerin karşısına Cem Yılmaz çıksa ve sevgili olalım dese, % 99'u reddederse Ecehan diilim. 5 yaşında okula başladığım için kesin eminim ki 10 yaşıma kadar en az 250 kitap okumuşumdur, bu abartılacak bişey değil yani, aha normal bi insanım işte, yazık çocuğa yazık.
Aman be hakkaten bana ne.
Kasıla kasıla savaşa giriyoz bi de, ne hoş di mi? Sınırdan bize kaçan 1 milyonun canını kurtaralım diye telef ettiğimiz mehmetcik ne ki! Ondan bizde çok var çünkü zaten her Türk asker doğar di mi?
Neyse neyse hakkaten bitti, yazmayacağım. Yazsam ne olur, yazmasam ne olur ki zaten...
Örüyorum ben. Şiddetle hem de. Geçenlerde dikkatimi çekti, ne kadar sinirliysem o denli de hızlı örüyorum. Kendime 25 renk hırkaya başlamıştım ki küçüğüm model çizdi getirdi, üstüne bi de ip beğendi (ki bu nadiren olur) attım benim hırkayı kenara yavrucuğumunkini ördüm.
Gençlik 90'lı yılların başına dönmüş bildireyim. Pantolonlar yüksek bele dönmüş, kazaklar da içine sokuluyo ;)) Renk sarılı pudra, ip Nako Paris.
Eeee, atalar boşa dememiş; bir evde iki kız biri iğne biri biz ;)) Bu kazağın dikilmesini takip eden 10 dakika içinde büyük kızımcığım da kendi modelini ve rengini gönderdi. Çok sevindim ne yalan söyleyeyim, çok seviyorum el örgüsü giymelerini. Kendimi güzel anne hissediyorum ;)) Başladım tabi. Renk mantar bu sefer, ip aynı, Nako Paris.
Cemre'de düştü ama nasılsa mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır misali bu sezona yetişmesi, en azından bir kaç kez giymiş olması için gayret ediyorum. Doğduğun ev kaderindir'i de izleyince, ehh biter bu biter, pöfff ;))
Kızlar zinhar fotoğraf koydurmuyor bana oraya buraya, hak da veriyorum üzülerek bazen, kafalar o yüzden gidik. Kendimle telafi edeyim; efenim sene 2014, Muğla Üniversitesi'nde su konulu bir konferansta konuşmacıydım, dizlerim henüz bu kadar ağrımıyordu, pire gibi zıplıyor, çift mesai çalışıyor ve 38 beden ve uzun saçlıydım. Ay ağlayasım geliyo resmen ;))



haklı konuşuyorsunuz... yazdıklarınızı okumaktan alamadım kendimi. örgü bilmem ama güzel gözüküyor kazak :)
YanıtlaSilDe boşver Ecehan, biz diz ağrılarımz ve kilolarımızla da güzeliz :)))
YanıtlaSilKolay gelsin üretmek güzel. Güncel olayları iyi özetlemişsin. Moda sürekli değişiyor. Pantolon parçalarında kısaldı. Ceketler uzadı. Benim kızdan öğreniyorum. Sevgiler.
YanıtlaSileline sağlık kazak çok güzel yenisinde başarılar. örersin biter inanıyorum. biz her halimizle güzeliz ecehan. allah sağlık versin. sevgiler :)
YanıtlaSilBen bu geri dönen yüksek beli çok seviyorum neydi o düşük beller giymesek de gözümüze batıyordu bazı uymasa da giyecez diyenler :) kazak muhteşem olmuş ellerine sağlık, ve mankene ayrıca kırkbirkere maşallah diyorum, sende o 38 bedenlik fotine dönebilirsin imkansız diye bişiy yok biliyorsun, çok güzelsin orada da şimdi de, öptüm çokkk ;)
YanıtlaSilGeçen sene aynı senin gibi çok umutsuz ve mutsuz hissediyorum kilolarım ve ağrılarım konusunda. Yatakta ağladığımı biliyorum nerede rahat edecek benim vücudum diye. Önce bir çekap yaptırdım. Baktım bahane bulabileceğim hiçbir şeyim yokmuş d vitamini eksikliğinden başka. Kendi kendime diyete başladım. Yürüyüş yapmaya çalıştım biraz ağrı kesici desteğiyle.
YanıtlaSilKilolar azaldıkça ağrı kesici ihtiyacım da azaldı.
Umudunu kaybetme hiç. Bence yine bu fotoğraftaki gibi olabilirsin.
Benim kız lisedeyken neydi o öyle beli düşük pantolanlar modası,kızım üşütceniz,diye diye geçti ergenlik yılları.İyi olmuş yüksek bel pantolanlar.Moda dönüp dönüp duruyor. Haberlerden en korktuğum nedeni bilinmez bir savaşa doğru gittiğimiz,ölen gencecik evlatlarımız.Çok etkileniyorum ve şehitlerimiz için yüreğim yanıyor.
YanıtlaSilturşu ve cacık hihi, ay nako paris ve kızların çok tatlıydııı :) son fotideki kişi hoşmuş kikiriki :)
YanıtlaSilAtakan konusunda benim gibi düşünen birini görmek çok güzel. İnsanları gök yüzüne çıkarıp sonra yerin dibine sokmada üstümüze yok. Kimse normal değil zaten.
YanıtlaSilYazını keyifle okudum. Bu arada modadan da anlamam ama 90 lar özlemi çeken bir olarak 90 lardan gelen her şey kabulümdür :)
Çünkü bize bilgiyi tam ve objektif olarak vermiyorlar. Bir gıdımcık ve taraflı bilgiler bizlere şimşek gibi hızlı enjeksiyonlarla verilince absorbe edip üstüne düşünemiyor, hele de hiç araştırmıyorsak bilgi kirliliğinde hapsolup gidiyoruz. Bundan da rahatsızlık duymadan bilgimizin olmadığı her konuda alim ya da ulema gibi rahatça fikir beyan ediyor hatta fetva bile veriyoruz. Derin ve etraflıca düşünmemiz de istenmiyor zaten. O gıdımcık bilgi ile yetinelim isteniyor. Bu yüzden bazılarımız ak der iken bazılarımız aynı şeye kara diyebiliyor. Misalen senin bu yazındaki bu savaşa dair fikrin dahi benim ona bakışımla hiç örtüşmüyor. Atakan ise başlı başına irdelenmesi gereken bir konu... teknoloji bu kadar ilerlemişken indigo çocuklardan sonra ortaya çıkan bu kristal çocuklar bir Allah vergisi mi, birileri çooooook evvelden gıdaların genleri ile oynamışken dünyaya gelecek insan yavrularının genleri ile oynamak mümkünatı olmayan bir şey mi? Öte yandan benim kızım da 4 yaşında okumayı öğrendi ve ne verirsem zihni sünger gibi emiyordu. Yaşına uygun kitaplar yerine felsefe ağırlıklı bir okuma yolculuğu yapsaydı, böyle konuşurdu belki. yani çabuk kavrayan çocuklar hep vardı. Ama bu kristaller daha başka özelliklere de sahip...araştırmaya müsait bir konu...
YanıtlaSilGelibolu'da modanın farkına varmıyoruz hiç. Yüksek beller buralara gelmedi henüz. Ama ben yıllardır bekliyor, 80 li yılların yüksek belli içine kazak bile soktuğumuz pantolonlarını giymeyi özlüyorken son bir yıldır göbek yapınca gelmiş olması ne hazin...Son fotoğrafınla ilgili yazdıklarını çok iyi anlıyorum...
magazinden haberim yok hiç okumam konuları. Kazak muhteşem olmuş ellerine sağlık, iyi günlerde eskitsin kızın.
YanıtlaSilSevgiler,
Atakan'ın annesine tavrı çok şaşırttı beni. "Seni şöyle alalım biz" deyip arka tarafı göstermesi. Anne kelimesi kullanmıyor. Çocuğun içindeki megalomani de depreşti. Vah ki vahh..
YanıtlaSilCeren Damar'ın katilinin avukatı Vahit Bıçak'ın söylemleri unutulmuş... Üstüne iğrençlik tanımadım, tanımam...Yuh dedim!
Neyse, örgüler pek hoş, kızçeye çok yakışmış. Kendisi de annesi gibi çok güzel, eminim. Ellerinize sağlık. Güle güle giysinler:)
Ece'cim :))) ilk paragrafı okur okumaz milletçe sıyırdık artık diye düşünüyorum. Gündemimiz efsane:)
YanıtlaSilAh o anne eli değen kazaklar yok mu!!! Müthiş :) Biliyor musun, anneme ben de çizdim anlattım ve bugün kazağımı ilk defa giydim:) Havalar bir güzel olsun da ben de bir fotoğraf çekileyim.
Yüksek bel çok rahat bir şey, hele kazak içeri bal kaymak :)
Nako paris çok tatlı bir ip, ben de denemek istiyorum. Bir kazağa kaç ip gitti Ece'cim?
Ellerine sağlık şahane olmuş <3
Kocaman sevgilerimle
Çocuk biraz da yaşını yaşasa artık bıraksalar da. Cemreler düşmeye başladı güneşli günler geliyor, kışı hiç sevmeyen biri olarak çok mutluyum. Emeğine sağlık örgü çok güzel olmuş, moda yıllar içinde kendini tekrarlıyor.
YanıtlaSiliyi geceleer, geçerken uğradımdııı :)
YanıtlaSilYa çok tatlı olabilir misiniz acaba ? Güncel olayları çok güzel yorumlamışsınız hepsi Cem'e düşer net :) bayıldım , takipteyim..
YanıtlaSilÇok güzel çalışmalar çok teşekkürler.
YanıtlaSilBen de merak ediyorum. Bu Cem Yilmaz denen herif neden hep kendinden bir kafa uzun kadinlarla cikiyor diye..Bilen var mi?
YanıtlaSilGokce
iyi haftasonlarııı :)
YanıtlaSilSelam bu dünyada kafayı sıyırmadan üretmek güzel. Sevgiler.
YanıtlaSilYüksek bel pantolon candır her zaman. Düşük bel sevmedim de giymedim de.
YanıtlaSilBu kitap okuma meselesini çok şişirdiler zira bu yaştaki çocuğa bu kadar ünlü olmak ağır gelir. Annesini de ezer geçer doğal olarak.
El işi çalışmalarınız çok güzel, tebrikler.:)
YanıtlaSil