Çimlerin rengi epeyce toparlandı. Bunda, serin giden havaların ve küçük oğluşum Erdem'in sulama merakının etkisi büyük tabi. Daha eve girmeden bahçedeki armutlara yayılmak gibisi yok. İpek çiçekleri ve mineler de serin havayla akşama kadar solmuyorlar. Bayılıyorum taş, ahşap, çim ve çiçek birlikteliğine...
Malum battaniyem Yaşar'la haşır neşirim ara sıra.
Dün gece felekten bi gece çaldık kardeşim ve küçük kızımcığımla. Mekânda İpek Bilgin de vardı. "Ayyyy filmde bile ölmeyin lütfen" dedim. Bir coşku, bir yaşama sevinci, bir kendine güven, bir samimiyet... Hayranlığım kat kat arttı. Bi ara sahneyi filan unutup sadece onu izledim. Gecenin sonunda kahvelerimizi de tesadüfen yan yana içtik, nasıl bir güzel insan anlatamam. Bu gibi insanlar coşkularını hiç yitirmeden sonsuza kadar yaşamalılar bence.
İş düzenime(!) ayak uydurmakla/uyduramamakla geçiyor günün gündüz kısmı ve hatta bazen akşamları, geceleri. 24 saat aralıksız devam eden işlerden sıkıldığımı, akşamları ve geceleri dinlenmek istediğimi evrene bildirmiştim halbuki, bi süreliğine kabul ettiydi sonra yine niye tersine çevirdi anlamamaya devam ediyorum. ;))
Akşamları okey oynamaya başladık bahçede. Yıllardır elim değmemişti o taşlara. Keyif de alıyormuşum, unutmuşum. Ara sıra yer değiştiriyoruz, birimizin yerine öbürümüz devam ediyor falan filan.
Şimdi gidip işime bakayım biraz daha. Akşama yemeği ben yapıcam ama ne yapacağımı bilmiyorum onu da düşüneyim bu arada.
Malum battaniyem Yaşar'la haşır neşirim ara sıra.
Dün gece felekten bi gece çaldık kardeşim ve küçük kızımcığımla. Mekânda İpek Bilgin de vardı. "Ayyyy filmde bile ölmeyin lütfen" dedim. Bir coşku, bir yaşama sevinci, bir kendine güven, bir samimiyet... Hayranlığım kat kat arttı. Bi ara sahneyi filan unutup sadece onu izledim. Gecenin sonunda kahvelerimizi de tesadüfen yan yana içtik, nasıl bir güzel insan anlatamam. Bu gibi insanlar coşkularını hiç yitirmeden sonsuza kadar yaşamalılar bence.
İş düzenime(!) ayak uydurmakla/uyduramamakla geçiyor günün gündüz kısmı ve hatta bazen akşamları, geceleri. 24 saat aralıksız devam eden işlerden sıkıldığımı, akşamları ve geceleri dinlenmek istediğimi evrene bildirmiştim halbuki, bi süreliğine kabul ettiydi sonra yine niye tersine çevirdi anlamamaya devam ediyorum. ;))
Akşamları okey oynamaya başladık bahçede. Yıllardır elim değmemişti o taşlara. Keyif de alıyormuşum, unutmuşum. Ara sıra yer değiştiriyoruz, birimizin yerine öbürümüz devam ediyor falan filan.
Şimdi gidip işime bakayım biraz daha. Akşama yemeği ben yapıcam ama ne yapacağımı bilmiyorum onu da düşüneyim bu arada.
oo süper bir akşam bahçede beraber okey oynamalıyız :)
YanıtlaSilBen de oynamayalı çook zaman oldu, eskiden ne oynardık, bir de 3-5-8 vardı, adı dışında bir şey kalmamış aklımda..King? Yok yok, pişti artık bu saatten sonra, kızma birader belki de yaş daha da ilerleyince..Oyunların adı bile çocuklaştırıyor insanı:))
YanıtlaSilNe iyi yaptınız da ziyaretime geldiniz yahu! Sanırım müthiş bir blog arkadaşlığını daha başlatacağız😍. Tam benlikmiş ya bu blog, tam benim kafadaymış ya bu Ecehan 😊
YanıtlaSilŞu okey çok uğraştırıcı geliyor bana, 51 oynayalım kâğıt karması daha kolay :D
YanıtlaSilBende okey için yazlığa gitmeyi bekliyorum(hala) burada o tadı vermiyor:)
YanıtlaSilaaa ne güzel tesadüf olmuş...bahçeli müstakil denize yakın bir ev en büyük hayalim bu hayatta sanırım..benim de birgün olur mu acaba..evrene gitsin bir kere daha mesaj burdan da...biz açık okey oynuyoruz normal okeyden daha güzel birgün anlatırım...aslında kağıtlarla oynanan 51 mantığında sanırım...yaz geceleri okeyle harika oluyor bence....kocaman sevgilerimle..
YanıtlaSilARADA BÖYLE KENDİNİZE DE ZAMAN AYIRIN BENCE ECE HANIM, ÇOK TEŞEKKÜRLER.
YanıtlaSil