6 Mart 2019 Çarşamba

Faideli bahçe, kaktüs bakımı bilgileri bi de kürün

Dün bi arkadaşım, "şu bahçende ne yapıyorsan bloğuna koy, ben de bakıcam" dediği için, eve gelir gelmez hızlı bir yemek organizasyonu yapıp kendimi bahçeye attım, çamurlu ve eldivenli ellerimle çektiğim resimleri de bilgileri de hadi paylaşayım dedim.

Bizim sitede harika bahçeler var. En az bakım yapabilen biziz, çünkü komşularımızın çoğu ya emekli yada çalışmıyor. Tek işleri bahçeleri ve akşam yakacakları mangal, peynir şarap, çay, kısır, börek partileri diyebilirim. Bahçe işleri vakti (güneş batarken) bi komşumuz müzikle görevli. Caz çalıyor. Birilerimiz birbirine içecek taşıyor, birilerimiz kekti, börekti, peynirdi filan. Çekiçge zeytinin ayrı bir önemi var. Yeşil kırma zeytinin Bodrumlucası yani. Bence bahçeli bir evde yaşamanın en büyük keyfi bu. Müthiş bir rahatlama. Hele bazen yalınayak dolaşıyoruz çimlerde. Doyumsuz bir zevk. Allah dileyen herkese bahçe ama bir de böyle neşeli komşular versin. Komşu çok önemli. Düşünsene kim kimi görse birbirine bahçeyi nasıl süsleyeceğini, fideleri nereye ekeceğini, niye ekmeyeceğini filan anlatıyor, konu bu. Saksılar boyanacak, hangi renk boyalar alsak, eski bisiklet saksıya çevrilecek erkekler yardım eder mi, kabakları boyayıp mı boyamadan mı assak bahçe duvarlarına, resim mi yapsak yoksa kayrak taşlara, ayyy eski gaz lambalarını da mı assak yoksa... .....Çok şükür. Hamd olsun. Herkesin olsun.
Geçtiğimiz hafta sonu arka bahçedeki tüm limon çamlarını söktürdüm, eşimin iş yerine gönderdim, oraya dikildiler. Ben onların yerine meyve ağacı dikmek istiyordum çünkü. Dur durak bilmeyen yağmurlar bahçedeki yabani ot yığınına amansız bir katkı sağlamaya devam ediyorlar. Yağmur yağmadığı zamanlar fırsat buldukça ot yoluyoruz, hoş 3-5 gün sonra yine aynısı oluyor.



Limon çamı genellikle bahçe kenarlarına çit olsun diye ekiliyor ama bizim evler öyle dip dibe birbirini rahatsız eden konumda tasarlanmamış. Ve acayip su istiyor. Suyu az verirsen bi çeşit bit geliyor, bilmiyorum iklim özelliğinden mi ama çok da gerekli görmedim. Zaten minicik bir bahçe, benim hangi isteğime yetsin garibim. Bari meyve ağacı dikelim de, ileride çocuklarımız, torunlarımız ağaçtan meyve yemek keyfine ersinler, bu en büyük özlemlerimden. Limoncuklarıma maşallah deyin tamam mı? Çok şekerler değil mi?
Yabani otlar temizlenince, toprak çapalanıp, gübrelenip (1 yıl beklemiş, yanmış yani olgunlaşmış ahır gübresi), besine doyması sağlanacak bir süre. (min.15 gün) Gübre toprağın verimini artırdığı gibi aynı zamanda işlemeyi de kolaylaştırır. Dip otu temizlerken özellikle. Gübrelenen toprağa hiç bir şey ekmeden, hemen her gün sulanması verimi alt katmanlara da ileteceğinden önemlidir. Bu işlemlerden sonra maydanoz ekeceğim, son parti taze soğan ekeceğim. Sonra yavaş yavaş da sebze fideleri. Naneler hiç bitmedi son 1 yıldır çünkü sürekli kestim kuruttum, tazelendi böylece. Naneleri çiçeklenmeye izin vermeden kesmek gerek diplerinden. Kesin ve kurutun.


Lavantaları giriş kapısının ki yanına dikmiştik hafta sonu. Eve sivrisinek giremezmiş lavantalar açınca, öyle dediler, ekstra faydalı yani inşallah sanırsam keşke. İlk fırsatta çevresi düzenlenip, süslenecek.


Ve dün asıl, 3 yıl önce yolda görüp aşık olduğum, içi kendiliğinden kovuklaşmış meşe saksılarıma kaktüsler diktim. Önceleri mevsimlik çiçek ekiyordum amma velakin sulamaktan meşe kabukları bir bir döküldü. Daha az sulayacağım bitkiler olsun bu sene dedim.
Kaktüsler her ne kadar çok kolay yetişir diye bilinse de bence çok güzel bir görüntü için epeyvce de nazik davranmayı gerektiriyor. Saksı içindeki toprakları döküp yeni toprak koydum 1/3'i kadar. Onun üzerine 1/3 kadar da kum ilave ettim. Onun da üzerine perlit ilave ettim bi o kadar. Perlitler uçmasın diye üzerine tekrar çok ince kat toprak toprak serpiştirdim. 3 gün sulamayacağım, kökler alışsın yeni yerine diye, bilinenin aksine. Kaktüs çeşitlerinde böyle. İyi bir kaktüs karışımı, içerisinde, drenajı kolaylaştıran, besini muhafaza eden, suyu içine hapsedip zamanla salan ve havalandırmayı sağlayan perlit, hindistan cevizi torfu, kuvars ve çakıllarla zenginleştirilmiş bir içeriğe sahip olmalıdır. Fotoğrafları akşam çektim, kalitesizliği için affedin ;)) O beyaz köpük gördüğünüz perlit, üzerlerini kapladığımda artık çok karanlıktı foto çekemedim.





Kaktüsler sulanmaz yada iki haftada 1 çay bardağı su yeter vs gibi inanışlar pek doğru değil. Kaktüsün cinsine, iklime göre değişmekle birlikte sık sulamayın demekteki amaç, gerekli toprak karışımını sağlayamaz ve drenajı yönlendiremezseniz o zaman fazla su zarar verir demek o. Sonra alıp başını çoğalan çoğalan ama aşşırı yağmur sebebiyle çirkin çirkin bi hale gelen aloe vera saksılarını elden geçirdim. İçlerindeki en minik filiz köklerinden 4 tanesini diktim sadece. Çok kolay çoğalacaktır, fazlasında gözümüz yok. Koca saksıyı isteyen herkesle paylaştım bitmedi hala.



Çook büyük bir saksıda olduğundan daha korunaklı bir yere taşıyamamıştık, siz siz olun bitkilerinizi taşıyamayacağınız saksılara dikmeyin. Gördüğünüz (bulanık gördüğünüz ;)) gibi en taze minik köklerin bile uçları aşırı yağmur sebebiyle bozulmaya yüz tutmuştu.
Eskiden gülleri budama işini hepsi boşa gidiyor diye azıcık azıcık yapıyordum. O kadar büyüttük, niye hepsini geri keselim ay diye ;)) Meğer öyle değilmiş işte, 2 yıl önce öğrendim. Bunların hepsini kesmişsin diye debelenip, onca hır çıkardığım güller bi baktım birkaç ay içinde mükemmel oldular, tazacik tazecik. ;)) İki hafta kadar önce balkon parapetinin önünden, dış duvar tarafına doğru transfer ettiğimiz budanmış güller çok şükür tuttu, yeni filizlerini verdi bile. Gülleri en dibinden (köke 20 cm kalana kadar yani) budamaktan korkmayın diyor yani bu tecrübe. Daha çok gül veriyor, inanın. ;)





Aynı kural Japon gülleri için de geçerli. Dipten budayın, korkmayın, daha fazla çiçek açar.
Yaklaşık 5 yıllık, evin 2.katını da geçen begonvili de budadık. Tazelenip gençleşmesini bekleyeceğiz. Bahçede toplam 3 tane begonvil var, her biri başka bir pembe tonda. 2 yıl önce diktiğim 2 begonvili her yıl budadım, çok daha keyifli haldeler. Bu iki ev arasında ve çok büyüdü diye yine kıyamayıp bıraktığımdı ama diğer ikisindeki farkı görüp bu sene ya Allah dedik ;)) 8-9 m. boyuna ulaşmıştı, 1,5 m gibi budadık.


Bugün yağmur olmazsa yine iş çıkışı, saksı değiştirme, dip çapalama işleri yapacağım. Kedi tırnağı (ipek çiçeği de denir)tohumlarımı toprakla buluşturmam lazım, şimdi tam zamanı, onlara bayılıyorum. Annem de çok seviyor. Geldikçe, her sabah soluğu onların yanında alır, aynı benim gibi. Çok ekeceğim bu sene.


Veee bu minik çiçekleri nereye ekeceğim biliyor musunuz? Kürün'e. Yani çoook eskiden dedelerimizin, hayvanları su içsin diye tahtadan yaptıkları yalak. Bir çalışma arkadaşımın dedesi göndermiş bana. Nasıl duygulandım anlatamam. "En dip tahtası çürümüş, onu yapsın kullansın, meraklı o" demiş.


İlk yıl balkon önüne diktiğim ama büyüyünce balkondan bahçeyi bile göremez olduğum tüm gülleri en yol kenarına taşıdığım gibi, halen taşınmayı bekleyen bir iki bitki daha var. Karmaşık bir bahçe bir zaman sonra ruh sıkıyor. Benim gibi maymun iştahlı olup her yeri doldurmamak gerekiyor. En dipleri kullanın, görüntünüzü daraltacak uzunlukta bitkileri en en dipte yetiştirin, sonra bissürü emek veriyorsunuz sökmeye ve de kıyamıyorsunuz. ;))
Tüm bu işleri bu ay bitirmek gerekiyor. Hafta sonu Bodrum Acı Ot Festivalinden ne ilhamlar alacağım kim bilir. Heyecan yapıyorum. Hemencecik gelse ya bu hafta sonu ;))

13 yorum:

  1. maşallah maşallah çok da güzel bakarsan bağ olur hem de ne bağ inşallah gönlüne göre ağaçların bahçen olsun :)

    YanıtlaSil
  2. Biliyorsun bahceyi cok seviyorum, bahce uzerine yazilar okumaya da bayiliyorum :) Cok keyifliydi bu yazi da :D Komsular da pek sekermis, muhabbetiniz bol olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seni bugün tanımış olmam ne tesadüf ;) Sevgiler...

      Sil
  3. Maşallah ve kolaylıklar diliyorum sana:)

    YanıtlaSil
  4. maşallah maşallah, bahçe çok güzel görünüyor ellerinize sağlık, şöyle çiçekler açınca da foto bekliyoruz, :)

    YanıtlaSil
  5. Bahçemdeki güle açmadığı için kızıp da kökünden budadığımda on beş gün içinde bir açmıştı ki. Meğer garibim budanmayı bekliyormuş :)

    İstanbul'a gelene kadar benim de bahçem vardı hep. Şimdi balkonla idare ediyorum :)

    Bahçende keyifli oturmalar.

    YanıtlaSil
  6. Ecceim kolay gelsin, meşe kovuklarına bayıldım harikalar, yalak da çok güzel olacak, o mini çiçekleri bende çok seviyorum biçok adı var keditırnağı diye biliyorum ben, aklıma düşürdün bende ekeyim, bahçenden sık sık fotolar ekle bence de, öpücükle ;)

    YanıtlaSil
  7. maşallah valla ne mutlu ki sizeeee huzur bahçesiii :)

    YanıtlaSil
  8. Maşallah canım. Bahçeli ev sahibi olmak büyük lüks. Bizde yazları Ayvalikta tadıyoruz.Boyle yerlerde komşuluk apartman komsulugundan daha da önemli gerçekten. Genelde çok da güzel oluyor komşuluk ilişkileri. Bahçe işlerinde kolaylık diliyorum.

    YanıtlaSil
  9. Acı Ot'a ben de gideceğim, keşke karşılaşsak.

    Bahçe sıfır bilgim olan bir konu. Yardım alıyorum birinden bakalım.

    Hangi site bu? Böyle komşular var mı Bodrum'da? Biz de taşınalım, ıssız adada yaşıyoruz bence

    YanıtlaSil
  10. Sizin site feribot yolu uzerinde mi? Bizim eski ev le ayni muteahhit tarafindan yapilmis galiba :)
    Binalar benziyor.
    Bahceyi hep daha buyuk sanmistim ben oysa..

    YanıtlaSil