21 Şubat 2018 Çarşamba

21.02.2018 Cydonia

Günün en güzeli çook sevdiğim arkadaşımlarından biriyle akşam yemeğe çıkmak olacak kuşkusuz, akşamdan beri heyecan yapıyorum çünkü uzuuuun aylardan sonra ilk defa yapıyor olacağım bunu...
Bilmiyorum ki, neden fırsatsızlıktan ve zamansızlıktan yakınır oldum pek çok şey için...
Yapmak istediklerim mi çoğaldı da yetmiyor, zamanı mı iyi değerlendiremiyorum pek kesin bir çizgi koyabilmiş değilim.
Yaşlanıyor olamam tabi ;))
Büyük kızımcığım bu hafta Şirince'deki Matematik Köyü'nde olacak, küçüğüm okulda zaten, yalnızız bu hafta anne-baba. Alışmışım meğer yine birlikte yaşamaya, çok zorlanıyorum pazardan beri. Tek olumlu bakabildiğim tarafı şu ki; 3 gündür doğru dürüst yemek yapmıyorum. Çorba, salata tamam oluyor. Tuzsuz yemeye gayret etmeye de devam ediyorum.
Dizlerimde henüz fark yok iyileşme adına. Ama umutla istiyor ve bekliyorum.
Şakır şakır yağmur yağıyor şu sıralar, toprak ana gebe malum, lazımdır, tohumlarımız yeşermelidir duygusuyla severek izliyorum camdan.  Bahçedeki budama işleri de asma hariç tamam sayılır. Asma için hafta sonunu bekliyoruz.
Yeni taşındığımız binadaki ofis odamın bir tarafı tamamen cam. Çok yoktur böyle binalar buralarda, ferahlık veriyor bana, sevdim. Lakin yeni taşınmanın eksiklikleri diz boyu, çay yapılamıyor çünkü elektrik tesisatının gücü yetmiyor mesela ve çay makinesi de taşınma esnasında kaybolmuş zaten, yenisi de alınamadı. Yine de termosta sıcak su, sallama çay çeşitleri ve şu uyduruk plastik kahve makineleriyle arayı kapatıyoruz Allah için.
Telefon yok masalarımızda, işlerin yürümesi de gayet zorlaşmakta. Geçmiş yıllarda hep kendi gsm hattımı kullandığımdan başıma örülen çorap sayısını düşündüğümde elim de kendi telefonuma gitmiyor doğrusu. Hem ben artık biraz da akıllandım, şartları zorlamamayı, ekmek kadar köfte demeyi de accık öğrendim.
Şu aralar çevremden sürekli hastalık haberi almaktan da bünyem çok sıkıldı, üzüldü. Aurayı bir an önce değiştirmek lazım ama nasıl yapmalıyım, araştırmaktayım.
Dün akşam yoğurt mayaladım, gece 1'e kadar onu bekleyeyim de dolaba kaldırıp uyuyayım hesabı yapmıştım güya, sen koltukta tişörtle uyuyakal, bi gözümü açtım 03:36. Donmuşum valla çatır çatur sanki her yerim. Bu yoğurt ve ekşi maya ekmek yaparkenki bekleme işleri sorun olmaya başladı ama inatla ve azimle devam ediyorum. İstikrar önemli...
Oradan oraya atlıyorum ama bizim bölüme yeni bir personel takviyesi yaptılar, adamceğiz töbe konuşmuyo, çok suratsız, hiç hazetmem böyle çalışma arkadaşlarını dediğim türden, aman ne bileyim, baktım hiç konuşmuyo, saha işleriyle kendisini değerlendirelim barim dedim...
Ve işte bülee...
Haa bi de bahçedeki Cydonia pek bi şatır oldu, nam-ı diğer Japon Bahar Dalı...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder