Dakikalardır eblek eblek bakıyorum ekrana.
Hiç bişey yapasım yok gibi ama bissürü şey yapmam gerek gibi.
Derken, geçenlerde izinli olduğumda ördüğüm hırkanın fotoğrafına denk geldim, telefonla konuşurken pıt diye düştü ekrana kendiliğinden. Sanırım evrenden mesaj ;-)) dedim, ha bak şöyle oldu;
Alize süperlana klasik ile ördüm, % 50 yün içeriyor, kolaycacık da bitiyor (yani o zaman dilimi benim için 1 ay) ve de o ponçikleri yapmak pek bi zevkliydi. Boyu da biraz uzunca, kalçayı örtüyor.
Ezgi'nin başlattığı motif etkinliğinde aklım kalmış olmasına rağmen, bir şekilde bitirilmesi gereken iki yarım battaniye uzaktan uzaktan göz kırpsa da...
;-)) 200 motif olamayacak tabi ama hani bilirsiniz şu meşhur kaplumbağa hikayesi gibi işte, varamazsam da yolunda ölürüm ;-))
Bu kortizonlu ilaç hikayemde ben anlamıştım ki bir kaç gün tuzlu yemeyeceğim, anacım meğer o ölee diilmiş aaa ;(( "Bundan sonra hep" kelime takımıyla dumur oldum valla. Tuzsuz ne demek yaaa?
Bu aralar garip durumlar yaşıyorum sıklıkla. Aklıma kızımcığım geliyor mesela, telefonu elime alır almaz o beni arıyor. Tesadüfen bi film reklamı görüyorum, "aa ben bunu seyredeyim diye yazıyorum bi kenara, akşam bi bakıyorum tivibuda cart diye o film çıkıyor, bir kitap duyuyorum, o gün içinde o kitabı okumuş bir arkadaşım öıkıyor karşıma ve konu hiç o değilken kitabı anlatmaya başlıyor, ve bunun gibi. Bi hoş oluyor insan.
Neyse işte bi de yazmadan edemeyeceğim, ülke gündeminden gene çok ama çok sıkılıyorum, gınaa boyutunda. Bi de üstüne kaymak olsun diye sanki Soner Yalçın'ın Galat-ı Meşhur kitabını okuyorum, hah tam bi sinir harbine giriyorum.
Hadi gittim ben.
Hiç bişey yapasım yok gibi ama bissürü şey yapmam gerek gibi.
Derken, geçenlerde izinli olduğumda ördüğüm hırkanın fotoğrafına denk geldim, telefonla konuşurken pıt diye düştü ekrana kendiliğinden. Sanırım evrenden mesaj ;-)) dedim, ha bak şöyle oldu;
Ezgi'nin başlattığı motif etkinliğinde aklım kalmış olmasına rağmen, bir şekilde bitirilmesi gereken iki yarım battaniye uzaktan uzaktan göz kırpsa da...
;-)) 200 motif olamayacak tabi ama hani bilirsiniz şu meşhur kaplumbağa hikayesi gibi işte, varamazsam da yolunda ölürüm ;-))
Bu kortizonlu ilaç hikayemde ben anlamıştım ki bir kaç gün tuzlu yemeyeceğim, anacım meğer o ölee diilmiş aaa ;(( "Bundan sonra hep" kelime takımıyla dumur oldum valla. Tuzsuz ne demek yaaa?
Bu aralar garip durumlar yaşıyorum sıklıkla. Aklıma kızımcığım geliyor mesela, telefonu elime alır almaz o beni arıyor. Tesadüfen bi film reklamı görüyorum, "aa ben bunu seyredeyim diye yazıyorum bi kenara, akşam bi bakıyorum tivibuda cart diye o film çıkıyor, bir kitap duyuyorum, o gün içinde o kitabı okumuş bir arkadaşım öıkıyor karşıma ve konu hiç o değilken kitabı anlatmaya başlıyor, ve bunun gibi. Bi hoş oluyor insan.
Neyse işte bi de yazmadan edemeyeceğim, ülke gündeminden gene çok ama çok sıkılıyorum, gınaa boyutunda. Bi de üstüne kaymak olsun diye sanki Soner Yalçın'ın Galat-ı Meşhur kitabını okuyorum, hah tam bi sinir harbine giriyorum.
Hadi gittim ben.

Bu hırka modeli bu sene çok moda, sen kolları tamamen yapmışsın tek fark bu.
YanıtlaSilBu arada motif işi bayağı zor geldi bana, aynı ebadı tuttururmuyum diye düşündüm.
sevgiler,
Böyle tesadüfler olduğunda ben loto oynarım, elimden geldiğince içimden geçen rakamları yargılamadan (yok bu çıkmaz, bu uğurlu sayım diye aklıma geldi ama bu çıkmaz demeden) yazarım ama en zor kısmı da bu. Yargılamamak. Sonra bir de onların bir üstünü bir altını kafama göre işaretlerim, bir boy da karışık işaretlerim, bir üstteki satırdan bir alttaki. İstersen bir dene sen de.
YanıtlaSilaa Karma Bodrum'da o zaman... Güzel! <3
YanıtlaSilo tuz olayı (ben aileden dolayı tuz bilmiyorum ama) bir kere alışınca sonra da tuzlu yemek tatsız geliyormuş, öyle diyolla. :)
Ececim hırkan çok güzel olmuş rengi de harika, motiflere başlamışsın süpersin, farklı ve çok güzeller, bunca tesadüfte bir hikmet olmalı diye düşünmeden edemiyorum :) çok öpüyorum seni..
YanıtlaSil