5 Nisan 2012 Perşembe

Armut

Üzüntüler, sanırım hayata atılan düğümler gibi.
Hoşumuza gitsin gitmesin, olumlu olsun yada olmasın, bazı şeyleri sağlamlaştırırken, üzerinden geçen zamana aldırmadan ve de alışmadan yine en çok acıtan yerde o düğümler oluyor.
Sadece günü kurtarmaya çalışan, hedefsiz, idealsiz ve tembel bir yaşam hiçbir zaman bana göre olmadı. Belki de bana cuk diye otururdu (denemediğim için bilmiyorum)da, öyle yetiştirilmedim.
Bir süredir antidepresan kullanıyorum.
Ve bir süredir kendi terapimi kendim yapmaya çalışıyorum.
Farkettim ki; her sabah o akşamla ilgili heyecanlı bir sebebim yoksa (ki bir yemek yapmak bile bana heyecan verici birşeydir aslında) ya da her akşam yarınki günle ilgili heyecanlı bir sebebim yoksa depresifleşiyorum.
Çünkü o zaman, kendimi anlamsız ve yetersiz hissediyorum.
İş dışındaki zamanlarda sürekli olarak değişik hobiler edinmek isteyişimin içsel sebebi de buydu herhalde.
Uzun süreli uğraşlara yanaşmak istemem mesela. Ne zaman sonlanacağını bilmediğim bir belirsizlik için ardımda yarım yamalak şeyler bırakmak istemem çünkü.
Hep şikâyet ettiğim ama uğraşmakla birlikte değiştiremediğim huylarım var.
Mükemmeliyetçilik beni en çok yoranı bunların.
Ördüğüm, işlediğim bir örtünün arka yüzünde ipler sallanmamalı mesela ve hatta ön yüzü gibi pürüzsüz olmalı. Görünmüyor diye geçiştiremem.
Bir çekmecenin sadece dış yüzünü silip bırakamam mesela. Kesinlikle içini de aynı anda silmem lazım içi tertemiz olsa da.
Biliyorum hastalıklı bir ruh hali bu.
Yıllardır, "yaşlandıkça geçer" diye umut ettiğim.
Ama şimdi inandım ki,


Ben armut değilim.
En azından bunu biliyorum.
Peki ama ya gerisi???

2 yorum:

annemahsustan dedi ki...

Ecehan inşallah bu huyundan zamanla kurtulursun yoksa yıllar senı daha da yıpratır. Sağlığından olursun ve ınan kı bu hayatta en önemlisi sağlık... Sen sğlıklı olacaksın ki çocuklarına faydan olsun.
Bırak çekmecenin içi de gerektiğinde dışı da pis kalsın. Bırak örtüsün arkasından ipler sallansın ne olacak, mükemmelin peşindesin diye kimse madalya takmayacak yada olduğundan daha değerli olmayacaksın.
Akışına bırak biraz herşeyi...

Sevgiler,

Newbahar dedi ki...

Çoğu şeye aldırmam, senin gibi her şey mükemmel olsun istemem. Bunları ben yıllar önce eşimle tanıştığımda bıraktım.
Bu iyi bişey mi diye sorarsan, evet çok iyi. En azından kendimi olmayan, olamayan şeyler karşısında güçsüz hissetmiyorum. Ve hiçbir sakinleştiriciye ihtiyacım yok.
Seninde olmamalı. Üzgünüm bir türlü arayamadım seni :(