"Bazı tanımlamaları anlamakta güçlük çekiyorum.
Kanaat Önderi, Yaşam Koçu, Bilinçolog gibi. Bu tanımları bir yerlerde gördüğüm zaman, özellikle de kendilerine bu ünvanı(!) veren takımı düşündüğümde, aklıma hemen o kişilerin şöyle dediği geliyor;
"...Ben senden daha akıllı ve zekiyim ya(nerden biliyorsa?), bu yüzden sen de mutlaka benim gibi düşünmelisin diye seni etkilemem, seni yolmam lazım şeker..."
"...Bak güselim, sen kendi aklınla ve zekanla, bulunduğun ortamlarda ne yapıp ne edeceğini bilemeyecek kadar eblek olduğun için mutlaka benim kadar mikemmel biri sana koçluk yapmalı.Yoksa var ya, sen bir hiçsin..."
"Bak ciğerim, sen öyle bilinçsiz, öyle kuş beyinlisin ki, benim gibi bir dünya harikasından mutlaka yaşama nasıl bakılacağını öğrenmelisin. Tamam mı gerizekalı?"
Oysa ki;
Yaşadığımız hayatta elbette hepimizin önderi, hepimize zaman zaman bir nev'î koçluk yapmış harika tanıdıkları ve bilinçli olmalarını takdir ettiğimiz yakınları, dostları olmuştur. Bu doğal bir süreçtir, hayat yaşanır ve ondan aldıklarınla onları öyle bir yere -sen- koyarsın. Gerçek önderler, gerçek koçlar, gerçek bilinçler kartviizit bastırmaz öyle kendine."
diye düşünmekteyim. Etraf önderden, koçtan, bilinçten geçilmez oldu be ya...