kızınız kaç yaşında sevgili edinsin? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kızınız kaç yaşında sevgili edinsin? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2012 Perşembe

Kızınız kaç yaşında sevgili edinsin?

Ne zor değil mi cevaplamak?
Olsun da diyemiyor insan, olmasın da sanki.
Aşk güzel şey, mantıklı düşününce kızlarım da yaşasın bu duyguyu isterim ben mesela ama adı da aşk olunca şu yaşta olsun bari diye ben yönlendiremem ki, zaten yönlendirirsem de adı aşk olmaz ki!
Öğrenci iken aklı başka yerlere gitmesin, okul mokul bittikten sonra olsun bari diye aklımdan geçer ama bu ne mümkündür, hiç bilemem ki!
Hiç olmasın desem, bir gün bana kızar mı ki?
Üniversitede olsun desem, muhtemelen benden apayrı şekilde yaşarken onu yönlendirebilme yada kontrol etme şansım da olmaz ki!
Hay Allah!
"Benim başıma gelmez" diyemem ki! Lakin 4 yaşındaki yeğenimin bile kreşte aşık olduğu bir kız var.
Aman ne zor şey şu çocukların büyüyor olması, ana-baba olmak be ya!
"Sadece aman sağlıklı olsunlar da, ben de doğru dürüst yetiştireyim de ondan sonra Yaradan'a emanet olsunlar, Allahından korkan kulundan utanan insanlarla karşılaşsınlar" demekten başka bir çare bulamadım.
Havuz problemlerini hatırlattı bana ;-) Madem boşaltacaksınız ne diye doldurursunuz a mübarekler kıvamında bir problem sankim.
Uzmanlar, çocuğunuz size aşkını da rahat rahat anlatabilsin diyor,
Bunu duyduğunuzda aman ha sakın ha sakinliğinizi kaybetmeyin diyor,
Yaşına uygun cevaplar verin ve durumu erotize etmeyin diyor,
Onur kırıcı ve duygularını incitici sözler sarfetmeyin diyor,
Mümkünse sevgiliyi evinize çağırın ve tanışın siz de onu tanıyın da diyor da,
Ben hiçbirini tam gerçekçi bulamadım doğrusu. Kitap cümleleri bunlar, yaşanmışlık kokmuyor sanki.
Ama biliyorum ki; es geçmemek lazım bu konuyu.


Bunlar nerden mi aklıma geldi?
Zehra Çilingiroğlu’nun arkadaşı Baran’la sinemada çekilen fotoğrafını Twitter’da paylaşması, annesi Hülya Avşar’ın canını sıkmış ta, o da; o fotoğraf başımı ağrıttı. Yanlış anlaşılmasın, Baran sadece arkadaşı. Zehra daha küçük, onun ancak telefon sevgilisi olabilir” demiş ya, ondan sebep aklıma geldi ve başladım düşünmeye.
Yaşanmışlıklar da var tabi, insan evladı acı çekmesin istiyor ama biliyor ki acısız aşk yok. Ne bileyim hep bir kavuşamama hali, hep bir sümüklülük hali, hep hüzün var aşkta.
Aman işte ne bileyim ben, bilen varsa bana anlatsın olur mu?
Öyle psikolog görüşü felan değil istediğim, tecrübelerden ve yaşanmışlıklardan yola çıkarak, günümüz hayatına uygun, objektif yaklaşımlar bekliyorum.
Aman ne yazacam ya demeyin lütfen, belki kuracağınız birkaç cümle hepimizin ortak bir karmaşasına son verebilir.