falan filan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
falan filan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2012 Cumartesi

Kapüşon, Fellah, Ben beğendim yaptım, falan filan

Yavrularım karnelerini aldılar.
Yine, yeniden yüzümü güldürdüler; Rabbim'de onları hep güldürsün inşallah.
Ve tüm anne babalarla birlikte çocuklarını...
Duygusallık diz boyu anlayacağınız.
Buraya yazılan her cümle, tarihe atılan bir not gibi. Dolayısıyla bazen yazarken iki cümleyi, cümle alemi dize getirecek kadar gözyaşı akıtmışlığım oluyur; kimi zaman hüzün, kimi zaman sevinçten. Bilirsiniz.
Veee,
Elifimin örgü montu tamamlanmıştı, buyrun;


Elifcim illa da kapüşon istedi, annesi de ilk defa denedi ;-) ve sonuç;


Gerisini bilirsiniz nasıl olsa da, yıllardır örgü ören biri olarak ilk defa kapüşonu şöyle ördüm;
Bütün örgüyü diktikten sonra, yakadan itibaren öteki uca kadar 100 ilmek aldım.
28 cm.kadar her tarafını beraber ördüm. (Bu arada arka örgüye denk getirdiğim kapüşon örgüsüne tikaaat lütfen),
Sonra kenarlardan 35 ilmek bırakarak ortada kalan 30 ilmeği örerken her düz yüzde birer ilmek kenarlarda bıraktığım o 35 ilmekten birer tane eksilttim.
Kapüşonun ve örgünün (Nako superlambs-special)  tüm uçlarını mor-kahverengi tonda buklet iple (Alize buklebişeysi))  ördüm zira kızım kenarları kürkümsü şeyleri pek seviyor.
Gelelim bugüne,
Şurda bahsettiğim hanım dilendi bey beğendi (ki bu tarife ifrit oluyorum, bence adı "ben beğendim yaptım" olmalı)  misali örgü böyle oldu ve hâlâ ne yapacağımı bilmiyorum. Israrla battaniye diyemiyorum şahsen o ölçüde bir işe ruhen giremem ben ;-) Bakalım nereye kadar gidecek.

(Yan tarafta gördükleriniz fellah köftesi. Oktay'a yaptım yarın götüreceğim Oktay dayımın sevgili oğlu, İstanbul'da idi bir süredir, şimdi bir süre Bodrum'a döndü, yarın ziyaret edilecek tarafımdan ve en sevdiği yiyeceklerle inşallah.)


El işi dışında, tembelliğin dibine indiğim bir gündü. Ne süpürge, ne ütü, ne yemek hak getire...Dominos'tan pizza istedik kızlara karne hediyesi(!). N'apim kendileri böle istedi ;-))
Kızlar, berelerin devamını örecekler güye, ikişer sıra gidip bıraktılar; "tembeller!" dedim onlara ;-)) gülüştük.
Seviyorum üretkenliği; her şeye rağmen.


11 Ekim 2010 Pazartesi

Bir tek bana mı düşmansın ey zaman?

Bir tek benim için mi önemli bu zaman denen şey?
Bir benim için mi geçiyor günler işleri bitirme derdiyle?
Geçen Cuma'dan programlaştık pek çok insanın önünde.
Bugün saat 10:00'da başlayıp muhtemelen 2 saatte yapıp bitirilecek bir iş konusunda, iş arkadaşlarımızla(!)
Pekçok kişi işin içinde diye, ben Ecehan,
Cuma'dan beri kaç kişiye ileti gönderdim, kaç kişiyi aradım özür dileyerek 10:00-12:00 arası meşgulüm diye, bazı programları -muhtemelen onlar için de zor olmuşsa da- öğleden sonraya aktardık.
Saat 10:00. Hazırlıklarını hafta sonu evden yaptığım görüşmeye gittim.
Amaneyyyy, o ne?
Ya biz 10:00 erken olur diye (08:00'de başlayan mesai içinde 10:00 nasıl erken saat oluyosa tabi) öğleden sonra 14:00'e aldırtmıştık programı (iyi halt etmiştiniz), size iletmediler mi?
-Nassss, nassssıll yani? Benim haberim yok, siz yanılıyor olmayasınız?
-E valla yanılıyor değiliz ama zaten hazırlıklarımızı da 14:00'e kadar yaparız diye hiç çalışma yapmadık. Biz sizi 14:00'te bekliyor olacağız. Valla tüh ya, keşke biz haber etmeyi akıl etseydik.
EVET YA TÜHHHH, KEŞKE AKIL ETSEYDİNİZ!
Keşke olsaydı da etseydiniz.

Keşke, sizden başkalarının da sorumlulukları olduğunu,
Yapmaları gereken başka işler de olduğunu,
Kendi planınızı bal börek gibi yaparken, başkalarınınkileri umursayarak ayıp ettiğinizi,
Başkalarına da saygı duymanız gerektiğini,
Ve benim şimdi çorba olan günümü akıl etseydiniz, keşke olsaydı da etseydiniz.
Kızmıyorum size, ben anneme babama kızıyorum. Programlı yaşayacaksın, herkese saygılı olacaksın, işten kaçmayacaksın, mıy mıy mıyı kafamı kıra kıra (lafın gelişi ama valla zor şartlarda) öğrettikleri için.
ELİNİZE SAĞLIK.
Hepinizin.