Övünmek gibi olmasın tarhanalarımı kendim yaparım ;-)
Epeyce başarılı olmaya başladım zira tam 2 rondoyu kuruyan tarhana parçalarını öğütmek için harcamışlığım vardır.
Neyse, asıl söylemek istediğim tarhanaların nasıl saklanacağı konusuyla ilgili.
Burası çoook rutubetli, yada benim oturduğum evler hep böyle.
Değişik şekillerde saklamayı denedim, buzdolabı poşetinde buzlukta, kavanozda buzdolabında, kavanozda kilerde vs vs.
Ama en son, pet meşrubat şişelerine koymuştum, kavanoz ala ala canım çıkmıştı.
Ve dün bir açtım ki, hiçbir saklama yönteminin başarılı olamadığı kadar misssssler gibi durmakta. E daha kaç aylık demeyin, geçen yazdan kalma bu tarhana.
Tarhana çorbası yapmayı bilmeyen yoktur varsayımıyla, bu sefer ukalalık etmeyecem, lakinnnnn;
Hiç börülceli tarhana çorbası denediniz mi merak etmekteyim...
Bildiğin kuru börülceyi alıp haşlıyorsun ve pişen çorbanın içine atıyorsun.
Böylece "alt tarafı çorba, çorçocuk beslenemez ki sadece bununla" derkennn, "yaşasın bitkisel proteinlerini de aldılar" diye de sevindirik oluyorsun.
Bodrum'da pekçok evde böyle yapılıyor tarhana çorbası ve bence harika oluyor.
Ayrıca börülcenin benekleri, minik çocuklara çorbayı sevdirmek için neşeli bir görüntü veriyor. Ben bu börülcelerin karnındaki benekleri birbirleriyle konuşturarak çooook ağız açtırmıştım, hani olur da zorlanan bir anneye yardımı dokunuverir diye yazdım sevgili buloğum.
Mesai arasının yarısını da böyle değerlendirdikten sonra az yürüyüş yapmaya kaçar be Ecehan, hadi öptüm ;-)

