15 Aralık 2020 Salı

Ne gereği var?

 Hayatımın en tuhaf, en endişeli, en kalp çarpıntılı yılını yaşadım ve gelecek yılın bunu bile aratmaması için dua ediyorum.

Bırak mesai saati değişikliğini, dönüşüm mönüşüm bile olmadan gümbür gümbür her gün işe gidip geliyor olmak sinirlerimi bozuyor. Daha doğrusu kurumun olmayan adalet anlayışı canımı sıkıyor. Çözümüm var mı? Yok.

Birkaç yıldır peşinde olduğum, kerelerce sipariş verdiğim ama bir türlü sahip olamadığım minik kabakları kendim yaptım, artık var. 


Bazen bir şeyler yapıyor oluyorum, annem arıyor tam o sırada, "n'apıyorsun?" diyor, "şunu şunu yapıyorum" diyorum, "ne gereği var ki?" diyor. "Örgü örüyorum" dersem "kolun ağrıyor, bırak yapma" diyor. "Yemek yapıyorum" desem "çok değişik şeyler yapıyorsun, yiyip kilo alıyorsunuz yapma biraz" diyor. "Kitap okuyorum" desem, "okuya okuya gözlerin bozuldu, ara ver" diyor. "Seramik yapıyorum" diyorum, "evin zaten minnacık, gene gerekli gereksiz boş yere evi dolduruyorsun" diyor. "Ne yapayım istiyorsun anne ya?" diyorum, "aman bana ne, karışmam ben, ne bileyim" diyor. Salgında eve tıkılmak, annem kadar gezmeyi seven kişilere hiç mi hiç yaramadı, mecbur olduklarını bilse de, olağanüstü titiz davransa da annem o kadar çok değişti ki, bazen anlayamıyorum. Daha doğrusu anlıyorum belki de ve anladıklarım sinirimi bozuyor. Verdiği cevaplar yada yorumlarda gerçeklik payı var mı, var, haksız mı pekte değil aslında. Ama...

Bu yıl gerek salgın gerekse de salgın dışı o kadar çok vefat eden tanıdığım oldu ki, hepsi de birer yara açtı sanki yüreğimde. Yıllar önce de anneme kızmıştım, bana "her sabah, eyvah bugün neler olacak vesvesesiyle güne başlıyorum" demişti, çok şaşırmıştım, kızmıştım da. İnsan güne umutla, güzel enerjiyle başlar, bu ne kadar kötümser ruh hali demiştim. Şimdi aynı durumdayım. Zaten anneme öykündüğüm ne varsa yıllar içinde en az onun kadarını yapıyor görüyorum kendimi. Yukarda sızlandıklarımı bir gün ben de yapar mıyım çocuklarıma bilemiyorum zira bizde de tam tersi durum var şimdilik. 

Yıllardır gece-gündüz uzun mesai saatleri çalışıp, birkaç yıl öncesi daha normal (ama pek çok çalışana göre halen fazla) düzene girince, evde kalacağım saatlerde kolay kolay gezmeye bile gitmemiştim, çok özlemiştim evde yaşamayı. Yani karantina süreçlerinde mesela patlayıp, çatlamak, sıkılmak gibi zamanlarım olmadı benim doğrusu, her zaman bir meşguliyetim vardı. Ama ne var ki, baharda şuraya gitsem, yazın şunu görsem, yeğenlerim bize gelse, şununla birlikte şöyle yapsam gibi hayalleri bile kuramamaktan çok üzülüyorum. Fırsat yaratabilecekken, görüşebilecekken boşa geçen zamanlara üzülüyorum sevdiklerimle, bazılarına da kızıyorum, tek benim çabamla olamayanlara... Aşı umut gibi görünmeye adaysa da, bu işin uzuuun yıllar süreceği aşikar, umutlanamıyorum.

Çok özlediklerim var. Sesini bile duyamadıklarım, varken yok olanlar...

Umarım umutlarımız geri döner. Umarım sağlıklı kalabiliriz her bakımdan. Umarım sarılabiliriz bir gün. Yoksa yaşamanın ne gereği var?

11 yorum:

  1. Hepimiz bu süreçte kendimize uğraşlar edindik. Başka türlü başa çıkabilmek zordu çünkü. Mesela ben hiç bilmediğim halde tığ tutup motiflerle battaniye yaptım :)) Annelerimize benzemek hepimiz için kaçınılmaz son. Belki onlardan bir adım ileri gidebiliyoruz ama o kadar. Umutlarının yeniden yeşermesini diliyorum ece...Sevgiyle kal...

    YanıtlaSil
  2. aşı yapılsa bile mesafe maske ve sosyalleşme kurallarına uyacağız. Allah yardımcımız olsun.Sevgiler,

    YanıtlaSil
  3. Dediğin gibi, "umarım umutlarımız geri döner." Sevdiklerimi, doya doya kucaklamayı özledim :(

    YanıtlaSil
  4. Savaş dönemlerinde yaşayanları düşün Ecehan, bir şekilde bu da bizim savaşa denk düşen zamanlarımız. Ben öyle yapıyorum, biraz moral oluyor. Hiç değilse, bizim yiyecek içecek sıkıntımız yok. Sıcak evlerimizde güvenle oturtabiliyoruz. Evet haklısın, işe gidip gelmek risk ama o risk her durumda zaten hayatımızdaydı önceden de. Anneler hep aynı ve ben de senin gibi, zaman zaman annemi görüyorum kendimde 😂😂😂. Ay, umarım birazcık moral verebilmişimdir Ecehan, sağlıklı kal inşallah 😍

    YanıtlaSil
  5. Umarım canım umarım..herşey güzel olur..

    YanıtlaSil
  6. yaaa uzun yıllar sürecek demeyelim bitecek az kaldı aşı da var diyelim ümitlenelim lütfen lütfen lütfen...

    YanıtlaSil
  7. Hepsi de çok gerekli şeyler, ruhumuzu mutlu etmesi yeter :)

    Bu arada bana adresini gönderiver, gereksiz bişe yapıcam :D

    YanıtlaSil
  8. Ececim tamda içimizden geçenleri yazmışsın bazen çok kararıyorum anlamsız geliyor herşey boş ve kandırmaca yaşıyoruz diyorum çok umutsuz kaldık çok yalnızlaştık veya farkına vardık yalnızlığın çok çaresiz hissediyorum bazen üç kerenin birinde boşverebilsem ikisi dikiliyor karşıma herşey berbat görünüyor bizde içinde çabalayıp duruyoruz bakalım ne olacak sonu eğer görürsek. Pandemi gerçekten değiştiriyor insanı anneciğin de öyle besbelli bende kendimde bişeyler farkediyorum freni tutmayan bir araçtayız son hız gidiyoruz Ay yapmayım diyorum bir dokunan bin ah işitiyor anacım lütfen kusura bakma öptüm çok öptüm 💋

    YanıtlaSil
  9. Merhaba yeniden yazmanıza çok sevindim. Bazen bende anneniz gibi düşünüyorum ne gerek var gibi ama geçecek inşaallah bugünlerde. Çok şükür işimiz var zor durumda olanları düşününce burdan birbirimize destek olalım atlatalım. Hülya

    YanıtlaSil
  10. Merhaba

    Bloggerlar olarak telegram grubunda buluştuk, yazılarımızı ordan paylaşıyoruz, daha fazla kişiye ulaşıyoruz. Telegramda kimseye numaranızı vermiyorsunuz zaten google plus grupları gibi düşünün. Grubun adı Blogger Türkiye. Eğer katılırsanız çok sevinirim.

    YanıtlaSil