Aslında hiç vermek istemediğim kadar uzun bir ara vermişim. Epeydir yazmak istediğim halde, gecesi ayrı, gündüzü ayrı yoğun, bir o kadar da merak ve heyecanla geçirdiğimiz bir yaz oluyor. Misafir misafir üstüne kılı kılına gidip gelirken, mahvolduk karmaşadan. Bulaşık ve çamaşır makinecağzımızda kendilerine göre nasiplendiler bu karmaşadan aralıksız çalışarak, onlara da teşekkürlerimi iletmeliyim. Elini sıcaktan soğuğa değdirmeyen misafir kitlesine de zinhar gıcığım artık bunu da kesin belirtmeliyim. Yazacak çok şey var, gıybetlik dolu malzeme var ama hadi neyse diyeyim, anlayın siz gerisini...
Deriiiiin bir nefes alarak geçelim şimdi...
Tabi bi de bizim bu yılın en önemli olaylarımızdan biri de büyük kızımcığımın gireceği üniversite sınavı idi, yazmıştım bunu ve "...o bir daha deneyenlerden, gurur duyuyorum" diye bitirmiştim hatta. Evet, sonuç henüz puan bazında, okul belli değil ancak bu haliyle de amacına ulaşmış olduğunu söyleyebilirim. Dolayısıyla yılın en güzel haberi sanırım bu oldu. Umarım ki okul bazında da en en en istediği olur ve bundan sonraki meslek hayatını hep çok istediği gibi geçirir.
Tabi bu yıl böyle oldu diye bizim toplam heyecanlarımız bitmiş değil çünküm seneye de küçük kızımcığımla aynı heyecanı yaşayacağımız için yine o aynı bilindik tempo devam etmekte evde... Başka ne oldu bu arada, küçük kızımcığımı da 3 yıldır her hafta yolladığım fen lisesinden aldık, buradaki anadolu liselerinden birine kayıt yaptırdık. Amaç; son senesinde derslere boğulmaktan ziyade sınav hazırlığını daha konforlu yapsın ve orta öğretim başarı puanını da doğal olarak biraz yükseltsindi. Ablacık da bu cesareti gösterememiştik ancak onun da tavsiyeleri ve etkisiyle böyle bir kararı vermiş olduk. Daha da doğrusu bu kararı küçük kızımcığım verdi, biz de her zamanki gibi "tamam" dedik ;)) Umarım sınav annesi rolüm bu bir sene içinde mütemadiyen biter ve ben başka bir moda geçebilirim ;))
Gerçi; ne ucundan ne dibinden emin olamadığım, neredeyse hiç bir olandan hoşlanmadığım güzel ülkemde benim çocuklarım neler yaşayacak onu da bilemiyorum. Kuzguna yavrusu güzel görünür cinsinden de olsa çoğunlukla bu ülkenin bu halinin çocuklarımı hakkettiğini asla düşünmüyorum. Bu ne idüğü belirsizliğinin içinde çırpınmalarına zerrece gönlüm razı değil. Ama ne var ki bunların hepsini hissedip genede başka bir çaresizlikle boyun eğiyoruz şimdilik... Bunu sevmiyorum...Başkaca da ne yapmam gerekirdi, bilmiyorum...
Neyse işte...
Bayramda terkedeceğim Bodrum'u, ne üzgündür o şimdi ;)) Kaçacağım, kaçacağız...Şiddetli bir kalabalık var, hiç hoş değil... Bunca kalabalık sadece tatil için gelseydi eyvallah derdim de yok anacım ya bu seneki öyle değil yada benim tahammül sınırlarım çok geriledi. Trafik ayrı bir keşmekeş, hadi onu geçtim yaw bir Migros'a gitmek de bu kadar işkence olabilir mi, evet olabilir/miş. Bir an önce Ekim ayını çağırıyorum, keşke yatsam kalksam Ekim gelmiş olsa, o derece...
Ve başka bir kendime not daha, çok çekirdek ailem hariç, akrabadan bir daha misafir çağırmayacağım, yazdım buraya ki unutursam bakayım diye. İflah olurum belki ;))
Hadi buna da neyse...
İşte bayramdan önce mi sonra mı olur bilemediğimiz Yök'ün açıklama takvimi bize hangi şehri, hangi okulu, hangi ve nasıl bir yeni hayatı, hangi boyutu ile getirecek biz merakla bekliyor olacağız.
Mutlu haberlerle tekrar burada olmak istiyorum tabi ve paylaşmak...
O vakte kadar bye...
Deriiiiin bir nefes alarak geçelim şimdi...
Tabi bi de bizim bu yılın en önemli olaylarımızdan biri de büyük kızımcığımın gireceği üniversite sınavı idi, yazmıştım bunu ve "...o bir daha deneyenlerden, gurur duyuyorum" diye bitirmiştim hatta. Evet, sonuç henüz puan bazında, okul belli değil ancak bu haliyle de amacına ulaşmış olduğunu söyleyebilirim. Dolayısıyla yılın en güzel haberi sanırım bu oldu. Umarım ki okul bazında da en en en istediği olur ve bundan sonraki meslek hayatını hep çok istediği gibi geçirir.
Tabi bu yıl böyle oldu diye bizim toplam heyecanlarımız bitmiş değil çünküm seneye de küçük kızımcığımla aynı heyecanı yaşayacağımız için yine o aynı bilindik tempo devam etmekte evde... Başka ne oldu bu arada, küçük kızımcığımı da 3 yıldır her hafta yolladığım fen lisesinden aldık, buradaki anadolu liselerinden birine kayıt yaptırdık. Amaç; son senesinde derslere boğulmaktan ziyade sınav hazırlığını daha konforlu yapsın ve orta öğretim başarı puanını da doğal olarak biraz yükseltsindi. Ablacık da bu cesareti gösterememiştik ancak onun da tavsiyeleri ve etkisiyle böyle bir kararı vermiş olduk. Daha da doğrusu bu kararı küçük kızımcığım verdi, biz de her zamanki gibi "tamam" dedik ;)) Umarım sınav annesi rolüm bu bir sene içinde mütemadiyen biter ve ben başka bir moda geçebilirim ;))
Gerçi; ne ucundan ne dibinden emin olamadığım, neredeyse hiç bir olandan hoşlanmadığım güzel ülkemde benim çocuklarım neler yaşayacak onu da bilemiyorum. Kuzguna yavrusu güzel görünür cinsinden de olsa çoğunlukla bu ülkenin bu halinin çocuklarımı hakkettiğini asla düşünmüyorum. Bu ne idüğü belirsizliğinin içinde çırpınmalarına zerrece gönlüm razı değil. Ama ne var ki bunların hepsini hissedip genede başka bir çaresizlikle boyun eğiyoruz şimdilik... Bunu sevmiyorum...Başkaca da ne yapmam gerekirdi, bilmiyorum...
Neyse işte...
Bayramda terkedeceğim Bodrum'u, ne üzgündür o şimdi ;)) Kaçacağım, kaçacağız...Şiddetli bir kalabalık var, hiç hoş değil... Bunca kalabalık sadece tatil için gelseydi eyvallah derdim de yok anacım ya bu seneki öyle değil yada benim tahammül sınırlarım çok geriledi. Trafik ayrı bir keşmekeş, hadi onu geçtim yaw bir Migros'a gitmek de bu kadar işkence olabilir mi, evet olabilir/miş. Bir an önce Ekim ayını çağırıyorum, keşke yatsam kalksam Ekim gelmiş olsa, o derece...
Ve başka bir kendime not daha, çok çekirdek ailem hariç, akrabadan bir daha misafir çağırmayacağım, yazdım buraya ki unutursam bakayım diye. İflah olurum belki ;))
Hadi buna da neyse...
İşte bayramdan önce mi sonra mı olur bilemediğimiz Yök'ün açıklama takvimi bize hangi şehri, hangi okulu, hangi ve nasıl bir yeni hayatı, hangi boyutu ile getirecek biz merakla bekliyor olacağız.
Mutlu haberlerle tekrar burada olmak istiyorum tabi ve paylaşmak...
O vakte kadar bye...

Kızın inşallah dilediği okula girer, tüm dualarına amin.
YanıtlaSilKardeşim Marmaris'te ve misafir ağırlamaktan öyle bitap düşüyor ki, ben iki yazdır çok yakına tatile gitmeme rağmen uğramadan geliyorum. Kıyamıyorum ve kışın onun bana gelmesi ile yetiniyorum. Sen çağırmışsın neyse ki, onunkilerin çoğu kendiliğinden gelen ve en az 2 hafta kalabilen rahat insanlar.
Sana da kolaylıklar diliyorum gönülden:)
Baharcım çok teşekkür ederim, hepiciğini çağırmamıştım ama yaaa ;(( Şaka diil valla çoook yoruldum, bazı günler çığlık atıp kaçasım geldi hemi de...
YanıtlaSilAh Ececim sınav anneliğini birini alnının teriyle atlattın darısı diğer fıstığın olsun, canı gönülden dilerim emekleri ve çabaları istediği okul yönünde olsun inşallah, bu misafir ve akraba ilişkileri zor şu dönemde nedense daha bir zor, insanlar pervasız densiz düşüncesiz o yüzden olmuyor gibi, eskidenmiş ya da eskiden de böyleymiş ama biraz daha sabır ve iyiniyet mi varmış şimdi o mu bitti acaba karşılıklı? valla kimse lazım değil huzuruna bakmak lazım, hayat zor herşey belirisiz birde üstüne bunlar çekilmiyor, öperim.. ;)
YanıtlaSilGönlüne yatan bir okula girer inşallah. Hayırlı olsun diyelim şimdiden...
YanıtlaSilParmağını kıpırdatmayan yatılı misafir çok zor oluyor... Eski yazlık zamanlarımızdan bilirim, anneciğimin canı çıkardı. Artık bizde azaldı bu ziyaret trafiği... Hoş bazen özlediğimizde oluyor hahahaaa :)) Delimiyiz neyiz :)))
Size kolaylıklar diliyorum canımcım, kocamn öpüyorum seni ♥
Tatil yerinde yaşamış olmanın rahat bozucu bir durumu. Amcamların hepsinin urla, çeşme ve ürkmezde yazlıkları var hayatım boyunca bir hafta urlaya bir gecede ürkmeze gittim. Tatil için parama geçer sözüm varsa giderim yoksa otururum.
YanıtlaSilKızlarına başarılar.
Hayırlı bayramlar.
İnşallah istediği üniversite ve bölüm olur. Allah gönlüne göre versin. Seçimler zordur, belirsizlikler ise daha zor. bir an önce açıklanır da rahatlarsınız. Günümüzde insanların düşünce ve anlayışlarında ciddi zedelenmeler var. Tüketen ve bencil bir yapının içinde her geçen gün daha dibe doğru yol alıyoruz.
YanıtlaSil