velilerin sıkıntıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
velilerin sıkıntıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Şubat 2012 Çarşamba

Öğrencilere verilen (!) proje ödevleri

Bir adı da "performans ödevi" efenim bunların.
Ya bak bu konuyu bin kez yazmayı düşündüm her seferinde sinirime mağlup oldum.
Çocuğu olanlar bilirler.
İlköğretim kısmına verilen proje ödevleri yazmak istediğim.
Güya şöyle bir döngüymüş bu;


Çok güldüm ;-))) (Mecazen yani)
Güya ödevi öğrencilere veriyorlar ama aslında bu ödevler tamamen velilere verilmiş oluyor. Öğretmenlerimizin hepsine söyledim, "onların yapmalarına imkân yok bunları, notları bize veriyorsunuz", dedim.
Haaa dedim de ne oldu? Hiiiiçççç.

Elif'in sömestr bitmeden önceki Fen Bilgisi proje ödevi "mancınık yapımı" idi. Notlar da en uzağa atan esere(!) göre verilecekti. (Göreceğiniz mancınık bizimki değil, az sonra anlarsınız.)


Allahaşkına 7.sınıf talebesi bir kız çocuğu nasıl mancınık yapsın?
Ya da ben, ben nasıl yapayım?
Taslak çizimi baba tarafından yapıldı.
Marangoza baba gitti, ölçüleri verdi, çıta kestirdi. (Orada üç veliyle daha karşılaştı)
Matkapla delikleri baba açtı, vida vs gibi bilumum hırdavatı baba aldı.
Sprey boyayla anne boyadı.
Verilen ödevin boyutları şöyle olsun diye bir ayrım yoktu.
Uygun bi top ayarladık, denedik gecenin bi yarısı 3-4m. uzağa atıyordu sanki.
Ha bak, denemede Elif elini dokundurdu mancınığa;-)
Biz, stresin dip noktasını yaşadık ama.
Bi de ben boyarken yeni aldığım eşofmanı da hallettim şükür, aynı gece toz bezi yaptım kendisini, verdim bi parçasını Elif'e "arasıra sil, temizle mancınığımızı" dedim.
Çocuk aldı gitti. Eve geldiğinde gözlerinden ateş çıkıyordu.
Sayın velilerimizden bir tanesi, 1,5 m.ebadında bir mancınık, tenis topu gibi bir top kullanıp, denemede 15m. uzağa attığı için....
Elif ancak 7 alabildi, o da emeğe hürmeten herhalde. Çünkü bizim minnak top anca 1 m.'ye gidebilmiş. ;-( Yani resmen dibine düşmüş.
Deneme yaptığımız gece rüzgâr hızının 80 km/sa olduğunu sonra hatırladık tabi ;-)
Elif, kendisine çok güldükleri için,  okulun en yakınındaki çöp kutusuna atmış mancınığı. (Resim bu yüzden yok yani.)
Şimdi; gidip itiraz etsen olmayacak,
Sussak gene olmayacak, hele ki çocuklarına, personeline, tüm aile efradına "boşver" demeyi yasaklayan biri olarak, bizim mancınığın topu düştü mü ciğerimin ortasına! Bi sinir oldum, bi sinir oldum, varın tahmin etmeyin.

Şimdi biraz nefes alın; eğer hâlâ okumaya devam edecekseniz tabikisi.
(Ben de çocuk iki tane ya, bi biri bi ötekinin mutlaka bu tür ödevi oluyo. O yüzden ben X2 katı kadar muzdaribim)
Bundan önce de Zeynep'e bi hayvanat bahçesi maketi yapmışlığımız vardı. İçinde Afrika hayvanları olan. O fili nası aradık nası aradık da bulamadık bi ben bilirim bi de Allah!  İki gün belki üç gün saatlerce hep birlikte uğraştık da en sonunda da Zeynep "e bu hiç Afrika hayvanat bahçesi olmadı ki!" dediydi de, tövbe ya sabır çektiydim bir tespih.


Her veli toplantısında "çocuklara sakın ha sakın internet kullandırmayın" diyorlar, bana sorarsan evet benim de kullandırasım hiç yok zaten de, de'si var anacım; günlük ödevleri yaparken dahi bizlerin kafasının bir Meydan Larus gibi dolu olmasını bekliyorlar zahir! "Velinize sorun, öyle cevaplayın" demişler; çocuk gelmiş "anne mitokondri'yi anlatsana biraz" diyo. Çok şükür artık ders kitapları da bizimkiler gibi değil. Bizim zamanımızda önce mitokondriyi anlatır sonra sorarlardı. Şimdi ise "çocukları araştırmaya teşvik etmek" uydurmasıyla, bi satır açıklama yapmadan şakkadanak şakkadanak sorular soruyorlar. İmkansız evde internet kullanmamak yani. Ayrıca şimdi artık cilt cilt ansiklopedi felan da yok ki yani alalım bakalım. Kütüphaneler desen, gece vakti açık nöbetçi kütüphane de var da ben mi gitmiyorum derim ben de. Tut ki açtılar anacım ben şak diye Afrika'da hangi hayvan yaşar, mancınık nasıldı ya diye debelenirken internetten başka bişiy de kullanamam ki zaten. Tekrar altını çiziyorum, çocuğun varsa internetin mutlaka olacak noktasındayken biz, debelene debelene de ttnet'e mahkum muyuz, mahkumuz. Ahizesini kaldırmadığım telefona sırf bu ADSL bağlantısı için her ay para bayılıyor muyuz, bayılıyoruz. El mahkum el!

Amaaan, anlayacağınız dertliyim.


Bi de kalkımış, tabletle eğitime geçiyolarmış. Oh! Artık yazı da yazmasın çocuklar okulda, unutsunlar bi zahmet, ondan sonra da benden el yazılı performans ödevi beklesinler.
Haaa teknoloji kötü bişiy mi, tabi ki değil. De; önce çocukları, o teknolojiyi kullanacak hale getirmek lazım; muhtemelen bunu da bu ders kitapları ve bizim yaptığımız proje ödevleriyle zorrr (üç r ile bastıra bastıra okuyun güzel okuyucum) yaparsınız. Ya da ille de yapacaksanız bana da 20 tabletlik bi prozac yollayın, yoksa zıvanadan çıkıcam.


Böyleyken böyle.
Ey Milli Eğitim camiası!
Tüm samimiyetimle durumu size aktardım, gayrı vicdanım rahat. Daha da bi tane proje ödevine elini süren Ecehan.......devam edemiycem.

Durrr! Bişiy geldi aklıma, acaba bunun ticaretini mi yapsak? İyi para kazanırız valla. Hoş, benim bile aklıma geldiyse belki yapılıyordur da büyük şehirde. Haydaaaa.... Kapıya yazıcan, "her türlü performans/ proje ödevi yapılır"


Vallaha durum zaten bundan farklı değil, bilen bilir.