utmak ve utulmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
utmak ve utulmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2010 Pazar

özet

Kızgınız,
Kırgınız.
Her gün yeni bir başlangıç olsun derken,
Her günü yeni bir kayıpla kapatıyoruz.
Acı çekiyoruz,
Çektiriyoruz da belki farkında bile olmadan.
Huzur diliyoruz dilemesine de,
Açılan her gazete sayfası, dinlenen bir kuble haber,
Derbeder ediyor beyinlerimizi.
Farkında olalım diye eğitirken beynimizi,
Farketmeyenlere itiraf bile edemediğimiz bir özlem ve belki de kıskançlık yükseliyor nefsimizden.
Her bir şeyin kalitelisini öğrendikçe,
Aslında daha da azalıyor mutluluklar.
Bir garip çirkefin, üstelik neslimizin el birlikteliğiyle yarattığı sözde dünyadan; dünyalıklarımızı alma telaşında kaçırıyoruz her anı.
Yetmiyor ama yine de aldıklarımız ve fazlasını koyuyoruz ortaya,
Rest demek için.
Utan da,
Utulan da,
Mutsuz.
Her türlü ruhsuzlukla ruhtan;
Her türlü kalleşlikle aşktan bahsetmeye utanmıyoruz.
Utananları küçümsüyor, utanmayanları densizce taç ediyoruz başlara.
Daha da azalıyor mutluluklar.
İyi de hepsi; ama hepsi gerçekten ne için?
Ve;
Daha da önemlisi,
Değer mi?