Erken yatana tavuk, çok çalışana inek, aklını kullanana çakal, kıskanmayana domuz denilen bir ülkede insan olmak çok zor...demiş, Cemal Safî.
bu kadar hikâyenin içinde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bu kadar hikâyenin içinde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Ekim 2011 Cuma
31 Mayıs 2011 Salı
Kirlenmesinmiş
Kirlenmesinmiş
Kirlenmesin ha dünya?
İstersen bi de gelecek nesillere güzel bir dünya bırakalım, ne dersin?
Ağacı da yaşken eğelim, uyar mı?
Bütün renkler aynı hızla kirlenirken, vermeseydin di mi ya birinciliği beyaza?
Komşun açken uyumasaydın,
Gidemediğin yeri dahi senin kabul etseydin icabında,
Sırma saçlı olmasa kel, badem gözlü olmasaydı ya kör,
Gülmeseydin diyorum mesela, gelmese de başına?
Hadi!
Hiç değilse şimdiden sonrasına var mı cesaretin?
Gideni aratmasaydı mesela gelen?
Doğmasaydı maraz merhametten,
Bakmadığın dağların yerine, baksaydın da bağ olsaydı ya dünya?
Bilseydi var, yokun halini,
Hatta etmeseydi di mi yarım hoca dinden?
Terlemeyi göze alsan mesela hamam girdiysen,
Nasıl?
Güzel olur muydu dersin?
Aldın mı çuvaldızı hiç eline, iğneyle delerken diğerini?
Keskin olmasaydı kılıçtan dilin mesela yani,
Hayır dileseydin komşuna da hayır gelseydi başına,
Ciğer asmasaydın kedinin boynuna,
Ayırmasaydın etle tırnağı,
Rüşvet girmeseydi kapından da, iman çıkmasaydı ya bacadan.
N’oldu?
Sıkıldın mı?
Oldurmasaydın diyorum zorla güzelliği,
Almasan da mazlumun ahını çıkmasaydı aheste aheste hı?
Düşünseydin darlığı da, güvenmeseydin diyorum varlığa,
Çığırdığı İstanbul Türküsü, oturduğu ahır sekisi dedirtmeseydin de kendine,
Öne cananı, sona canı koymayı becerebilseydin bi defa bile olsa,
Bağlamasaydın bir kazığa iki atı,
Sığdırmasaydınn bir koltuğa iki karpuzu da düşürüp parçalamasaydın ikisini de,
Olmaz mı dersin?
Niye ki, kendinden mi şüphelisin ey kul?
Sebepsiz kuş bile uçmazken,
Çarşı iti ev beklemezken,
Kula kulluk edenden geçilmezken,
Sen aynı nakaratı söylemeye devam ederken dostum bırak ben de sorayım;
Kirlenmesin ha dünya?
ECECE-2011
Kirlenmesin ha dünya?
İstersen bi de gelecek nesillere güzel bir dünya bırakalım, ne dersin?
Ağacı da yaşken eğelim, uyar mı?
Bütün renkler aynı hızla kirlenirken, vermeseydin di mi ya birinciliği beyaza?
Komşun açken uyumasaydın,
Gidemediğin yeri dahi senin kabul etseydin icabında,
Sırma saçlı olmasa kel, badem gözlü olmasaydı ya kör,
Gülmeseydin diyorum mesela, gelmese de başına?
Hadi!
Hiç değilse şimdiden sonrasına var mı cesaretin?
Gideni aratmasaydı mesela gelen?
Doğmasaydı maraz merhametten,
Bakmadığın dağların yerine, baksaydın da bağ olsaydı ya dünya?
Bilseydi var, yokun halini,
Hatta etmeseydi di mi yarım hoca dinden?
Terlemeyi göze alsan mesela hamam girdiysen,
Nasıl?
Güzel olur muydu dersin?
Aldın mı çuvaldızı hiç eline, iğneyle delerken diğerini?
Keskin olmasaydı kılıçtan dilin mesela yani,
Hayır dileseydin komşuna da hayır gelseydi başına,
Ciğer asmasaydın kedinin boynuna,
Ayırmasaydın etle tırnağı,
Rüşvet girmeseydi kapından da, iman çıkmasaydı ya bacadan.
N’oldu?
Sıkıldın mı?
Oldurmasaydın diyorum zorla güzelliği,
Almasan da mazlumun ahını çıkmasaydı aheste aheste hı?
Düşünseydin darlığı da, güvenmeseydin diyorum varlığa,
Çığırdığı İstanbul Türküsü, oturduğu ahır sekisi dedirtmeseydin de kendine,
Öne cananı, sona canı koymayı becerebilseydin bi defa bile olsa,
Bağlamasaydın bir kazığa iki atı,
Sığdırmasaydınn bir koltuğa iki karpuzu da düşürüp parçalamasaydın ikisini de,
Olmaz mı dersin?
Niye ki, kendinden mi şüphelisin ey kul?
Sebepsiz kuş bile uçmazken,
Çarşı iti ev beklemezken,
Kula kulluk edenden geçilmezken,
Sen aynı nakaratı söylemeye devam ederken dostum bırak ben de sorayım;
Kirlenmesin ha dünya?
ECECE-2011
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
