22 Kasım 2021 Pazartesi

Gönül istesinmiş, her şey mümkünmüş

 Yeni kararlarımı uygulamaya başladım. Yaz-kış demeden her hafta sonu denize giren eşim öğle vakitlerinde eve döner. Ben de erken uyansam bile uyanır uyanmaz bir şey yiyemediğim için bekler, birlikte bir şeyler yerdik. Yanlış oldu beklemezdim, mutlaka bir şeyler yapardım, börektir, kızartmadır, gözlemedir vs vs. Bu hafta yapmadım. Bunun yerine cuma akşamı manifestomu yayınladım, 'ben artık hafta sonları gezeceğim, sabahları da kahvaltı, akşamları da yemek hazırlamayacağım, temizlik de yapmayacağım' dedim. Dedi, 'olabilüüü'. Kaç kereden sonra fire veririz bilinmez ama valla itiraz etmek şöyle dursun çok sevindi bile diyebilirim adamceğiz. Demek ki gerçekten, beklenti bile olmaksızın kendi kendime bi işler çıkarır dururmuşum dedim. Attık arabaya bi küçük tüp bi tava, aldık kasaptan bi kangal sucuk, fırından ekmek, ver elini (Ortakent'e çok gittiğim halde burasını hiç görmemiştim) bir sahil dedik, Ortakent'e gittik. Anlaşılan ve görünür manzara o idi ki sanırsam bi ben bilmiyormuşum ;)) Önceki pikniklerden kalan çer çöp ve mangal  artıkları ile olayı pekiştirdim ;)) Ben sahilde ateş yakmak fikrini, orayı kirletmeyi sevmem hiç. Çünkü piknik alanı olarak düzenlenmiş yer değillerdir ve haklı bir saygı isterler. Bana göre. Neyse işte, uzunca bir süre denize daldırdım gözlerimi, suyla bıcı bıcı oynadım. 




Biz tam sucukları hazırlarken birkaç araç dolusu genç geldi, pata küte derken, kulakların zarını patlatacak kadar açtıkları müzik eşliğinde saniyeler içinde masa sandalyelerini kuruverip mangalı bile yakıverdiler valla. Acaba şu müziğin sesini biraz kıstırsak mı diye düşünürken bi baktım hepsinin ellerinde birer bira -ki ilk şişeleri gibi de durmuyordu- masaya konmuş daha elvan çeşit içecek derken, bulaşmamaya karar verdim. 🙊🙉🙈Alelacele kısmından yiyiverip biz başka yere gitmeye karar verip öyle yaptık. Gün boyu kah arabayla kah yürüyerek dolaştık Sarıyaz'ı yaşayan Bodrum'da. Birer kahve, üçer de çay içtik orda burda. Öyle iyi geldi ki gezmek, anlatamam. Toplamda 1 saati geçmiştir yürüyüşüm ve hiç te aşırı zorlanmadım, azcık zorlandım.  Akşama yemek yiyemeyecek kadar toktuk, meyvedir vesaire ile geçiştirdik. Oksijen mi çarptı nedir sabaha kadar az delikli uyudum ki bu da çok hoştu. Benim için.
Pazar günü de Bitez'e geçtik. Neden bilmem en çok sevdiğim yerlerden biridir Bitez. Evimize de çok yakın. Önce kallavi birer dabıl Türk Kahvemizi içtik, ardından ben ya hiç uyuyamazsam korka korka da olsa iki çay içtim, bir önceki güne efelenerek 😇 Örgü öresim geldi, malum oğluşa bir yelek başladım, sürünüp duruyor günlerdir. Gözümü ne zaman kaldırdımsa bana bakan gözleri de farketmedim değil ama devam ettim, öyle istiyordu canım. Sonra bi kadıncağız geldi yanımıza, 'geldiğimden beri sizi izliyorum, ne örüyorsunuz merak ettim, rahatsız etmeyeceksem bakabilir miyim?' dedi, 'tabi' dedim biraz lafladık, o da örermiş her gün, 'haftaya ben de getireyim bari' dedi. Sonra bir kadın daha geldi, biraz da onunla konuştuk, o da 'haftaya ben de getireyim' dedi. Bitez'de bir çığır açacak olabilirim 😛 Çok hoşlandım ama. Ne o boş boş oturmak, örgü örmesem de kitap okuyorum ben zaten nere gitsem.


 Neyse işte içme sınırının sonuna geldiğimizde hadi biraz da yürüyelim diye kalktık. 


Aman Allahım... Kesin kanaatim o dur ki bir tek ben evde oturmuşum yıllardır. Kafeler vs tıklım tıklım olmasa da meğer yeni bir akım gelişmiş ben görmeyeli. Minik masa ve katlanabilir sandalyelerini arabaya atan sahile koşuyormuş meğer. Rahatsız etmemek için hepsini fotoğraflayamadım ama temsili bir fotoğraf çektim biraz uzaktan.


Valla mis. Kafası çalışıyor insanların. Hiç bir restorana yada kafeye yada bilmem nereye gitmek zorunda kalınmadan da mükellef bir akşam yemeği yenebiliyormuş meğer. Masalı sandelyeli en az 20 küsur aile vardı, kimisi eşli dostlu, kimisi iki kişilik romantik. Getirmişler yiyeceklerini, içeceklerini, donatmışlar masalarını, kiminin elinde kitap, kim sohbette, kimi gülmekten çatlıyor. Kimi scrable oynuyor, kimi zar atıyor, kimisi olta. Masalarını mesafeleri koruyarak açmışlar, sıkış sıkış bi restoran atmosferinden bin kez daha güvenli. Valla ne yalan söyleyeyim şurda yaşayalı 27 yıl oldu, ben böyle bişey görmedim. Vardı belki de, ben görmedim. Niye görmedim? Niye kafamı bu kadar kuma gömdüm? Bilmiyorum. Daha doğrusu, karavanın olursa böyle şeyler mümkün diye sabitlenmişim. O 20 küsur arabanın içinde sadece 1 tane minicik bir karavan vardı oysa. Gönül istesinmiş, her şey mümkünmüş... Ama değiştim. Demiştim ya bir aydınlanmanın eşiğindeyim sanki diye hissediyorum, tam da buna delalet sanki. 1 saati aşkın yürüdüm oraya buraya baka baka. Çok ama çok hoşlandım. Önümüzdeki hafta sonu için hayaller kurdum ama muhtemelen o hiç yağmayan yağmurlar filan da yağar, o derece de güveniyorum bedeviliğime 😂 Neyse işte. Döndük eve, başladık araştırmaya. Şimdi acilinden masa ve 4 sandalye alaceğük. Araştırıyorum. 
Sıradaki aydınlanmam ne olacak acaba? Ya da buraya kadar mıydı? Yok ya değildir, gel sen, bekliyorum.
Bu arada hep bahsettiğim örgü sisterım Özlem yeniden blog yazmaya karar verdi.https://pusulasizhayat.blogspot.com/ Keyifle okuyacağınızdan eminim, haberiniz olsun istedim.


20 yorum:

  1. Ne demişler "isteyince olabülüür müüüş" 😀. Çok keyif alarak okudum Ece. İyi gezmeler, bol güneşler, renkli örgüler, her şeyin en güzeli senin ve ailenin olsunn🤗🤚

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla ne isteyeceğini bilememek kadar isteksizleşmek de fenaymış 🤣 Açtı maymın gözünü 👍Çok teşekkür ederim güzel dileklerin için ve hepimiz için öyle olsun ❤

      Sil
  2. Yaşşa Ecoş, arkandan itekliyorum kararlarını uygulayabilmen için :) Bitez'e gidince beni, bizi ve pasaklı otelimizi hatırla e mi :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel Leyloşum örtmenim, hiç unutmuyorum zaten hem valla hem billa. çok çok öptüm seni 😘😘😘

      Sil
  3. manifesto oleeey çok sevindim :) sonra mangal, bitez oh oh hayat da sana güzeeel hihihi :) katlanır sandalye modası var eveeet :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hihihihiii 😂😂😂 modayı takip edicem du bakim

      Sil
  4. Valla super fikir ece
    Sen de çalışıyorsun hafta sonu dinlenme senin hakkin hele ülkemin en guzel.kosesinde yasarken
    Gez eglen valla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay çok sevindim böyle düşünmene, hakkım tabe di mi?

      Sil
  5. Sisterim ne güzel olmuş Ege Havası bambaşka iyi gelmiştir sana devam et hiç fire verme .
    Bu arada sayfanda dönüsume yer vermen çok mutlu etti. Güzel yazılarda buluşalım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sisterım şimdilik niyetliyim, yılmaycam diyorum bakalım gari ;))

      Sil
  6. Ay o sandalye olayı pandemide patladı. Cafeler kapanınca herkes kendi cafe kuruyor. Istanbul sahilleri dolu.
    Bodrum bu mevsim yazdan çok daha nezihtir eminim.
    Disarda kitap okuyamam ama örgü iyi fikir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben o sıralar poşetleri deterjanla yıkamakla meşguldüm ya atlamışım zahar ;)) Ama aynen öyle Sarıyaz bambaşkadır burda. Hatta yazın biz mümkün mertebe çıkmayız bile aşırı kalabalık diye. Gerçi iki yıldır kışları da zerre kadar azalıyordur ancak, 2.konutu olanların çok büyük çoğunluğu taşındı. Örersen bi yazı patlatırsın, bekliyorum...

      Sil
  7. Selam isteyince her şey olur. Yeter ki iste ve harekete geç. Örgütle dolaşan örgü arkadaşları bulman ne güzel. Annemi hatırladım. Ankara'ya trenle gelirken öterdi. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk defa bişeyi bu kadar istedim, becermeye çalışacağım ✌ Koccaman sevgiler

      Sil
  8. Oh ne güzel yapmışsınız. İki yıldır evde oturmaktan tembelleştik. Biraz da kendimiz yapıyoruz biz kadınlar. Her şeyi üzerimize alıyoruz. Hakkını yemeyim emekli olduktan sonra eşim çok yardımcıdır. O yüzden artık daha rahatım. Örgü örmek benim de hobim. Çok severim örmeyi. Alt yazılı bir şey izlemiyorsam televizyon seyrederken örmek güzel oluyor. İyi gezmeler evde oturmayalım artık. Hülya

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hülya hanım sadece bu sebeple alt yazılı bişey izlemiyorum yıllardır ;)) Oturmayalım tabi artık ;)) Umarım bu kararın üstüne pandemiyi de patlatmam ;)))

      Sil
  9. Ne güzel yapmışsın tebrik ederim, fire vermezsin de ara sıra olur tek tük kaçamak gölzmedir vs. ama onun dışında gezmek ne güzel değil mi.
    Bende çok seviyorum, fırsat buldukça kaçmaya çalışıyoruz. Oh bir ara örgünü bile örmüşsün ki iyice taçlanmış :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Deryacım. Salgındı, çocukların evde oluşuydu, yemekti, temizlikti, dizlerdi derken çok hapsolmuşum. Uzun zamandır farkındaydım ama korkularımı da atamıyordum. Çoluk çocuk gidince de tedbiri bırakamadım vesaire derken insanlık için önemsiz kendim için önemli bir adım attım, anlarsın... Örgümü de verirlerse oh oluyor, çok şükür. Kocaman öpüyorum 😘

      Sil
  10. En çok Tutkiye'deki bu rahatlığı seviyorum iste;) Yurtdışında yaşamak çok zor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah siz de dönersiniz bir gün, hakikaten bunalımlı günler geçirsek de ülkemiz cennet...

      Sil