17 Şubat 2017 Cuma

Delimen işler merakı

Niye bilmiyorum, epeyce bir zamandır ama özellikle son 1 yıla yakındır, deli deli diyebileceğim kadar renkli renkli her şeye takıntım olmuş durumda...
Ben ki, iş kıyafetlerim özellikle bilinen resmi renklerin dışına nadiren çıkan biriydim. Daha gençken yapmadığım her şeye şimdilerde (44) özenmeye başladım... Muhtemelen "tren kaçıyor Ecehannn" serzenişlerimdir ;-))
Bakalım nereye, nasıl varacak bu merak? Evdeki portmanto gibi kullandığımız dolabı tamamen boşaltıp rengârenk iplerim, boncuklarım, keçelerim,boyalarım vs vs hobi malzemelerimle doldurdum ancak yine de kifayetsiz gelmekte ;-)
Şimdilerde kızlarım dream catcher istedi benden, bu hafta sonu eğer başka bir cazibeye kapılmaz isem yapabilirim gibime geliyor, alttaki modelleri denemeyi düşünüyorum, taaabbii kii yine kendime göre değiştirerek....

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

gibi...
Bu arada binbir özenle birkaç aydır hakikaten epeyce zaman ayırarak, ilerde de bana kılavuz olsun diye bir face sayfam var, pek herkese çaktırmasam da;-))
Hobbyhome adını verdim benim için bu kıymetli sayfaya ;-) uğramak isterseniz beklerim efenim...

Oldum olası cuma günlerini severim, akşamını da iple değil halatla çekerim, bugün yine öyle bir mutluyum, hem akşama küçük kızım da teşrif edecekler ;-) Çoook özlüyorum ikisini de...

Hepinize mutlu hafta sonları diliyorum...

14 Şubat 2017 Salı

Etol Metol ;-))

Ve...
Etol biter, Zeynep resimler... Çok sevdik oni...



Böyle başlamıştı macera ;-))




13 Şubat 2017 Pazartesi

Keçe Meçe

Bu hafta sonu epeyce bir zamanı keçe süsler yaparak geçirdim. Ruhuma iyi geliyor...









Taş minik boncuklar aldım, çok beğenerek... Müthiş bir eğlence, kafama göre takılıyorum, kesiyorum, biçiyorum, dikiyorum, yapıştırıyorum, boyuyorum vesaire...
Öyle çok yaptım ve hediye ettim ki anlatamam ama bundan sonrasını hayırlı ( ;-) işlerde kullanmak istiyorum, var aklımda birkaç bişey, bakalım hayırlısı...

7 Şubat 2017 Salı

Takılara taktım ;-)

Hep derim ben sadece tek şey yaparak tatmin olamayanlardanım, belki de maymun iştahlıyım...
Kafamda sürekli olarak bir şeyler yapmak dürtüsü var ama bilinenlerin dışında bambaşka şeyler, onu bunu birbiriyle karıştırmak falan...
Geçen haftalarda elime geçen yuvarlak delikli pullar gözüme batıp duruyordu, hani şu bildiğimiz hırdavatçılarda bulunan ve tesisat malzemesi olarak kullanılan delikli pullar ;-)
Seviyorum uydurmayı n'apim, otantizmi, sıradışı üretimi, kupon tabir edilen bir dahası pekte mümkün olmayan el işlerini, o an'ın eseriymiş ve hiç bir an zaten birbirinin aynı olmamalı dürtüsü gibi geliyor bana ve bu hissi seviyorum galiba.
Kimi yerlerini yarı değerli taşlarla, kimi yerlerini benim özel olarak aldığım (asla plastik vs olmayan) boncuklar ile süsledim. Kışlık versiyonu boynuma takınca kaşındırmayan ama sıcak tutan iplerle ördüm, yazlık versiyonlarını yapmak üzere de pamuklu ipler aldım, kısmetse deneyeceğim önümüzdeki günlerde...
Sık iğneli minik toplar ve çanaklar ile boncuk çiçekler de canım sıkıldıkça yaptıklarımdan...



Birbirini tekrarlamayan ve her gün yeni bir şeyleri sevebileceğimiz şeylerle karşılaşalım hep birlikte diye dua ediyorum...
Öyle bıktı ki bünye kötülük ve uğursuzluktan, TV seyretmek zûl, kitap okumalarım bile seyrekleşti, sayfalarca okuyorum ama bir an bi dönüp bakıyorum hiç bir şey anlamamışım... Biraz dış dünyadan kopmam gerekiyor olabilir, duyarsızlaş diyorlar ama ben o nasıl yapılır bilmiyorum ki...
Neyse, yine de -dozunda- sevgi pıtırcığı olmaya çabalamak ferahlatıyor...

6 Şubat 2017 Pazartesi

Kısa kısa

Kısa bir İzmir turu, biten sömestri, biraz örgü vesaire ile yıllık izin bitti...
Uykusuzluk sorunumda bir gelişme yok ve yıpratmaya devam ediyor...
Ama yine de ümitlenmek güzel şey, umuyorum ki sabaha dinç uyanacağım günler yaklaşmıştır. Hani bahar gelse, bahçemle uğraşsam, fiziken de yorulsam belki uyuyabilirim yeniden, bekliyorum.
İzmir'de ziyaret ettiğimiz Uşşakizade Konağı'nda (Göztepe) konağın odasında gördüğüm şu zarif işlemeye bayıldım... Dikkatim niye hep bu tür şeylerde bu aralar bilemiyorum, sanki ben ben değilim ;-))

Kayınvalidemin çeyizinden bardak altlığı,


İncecik iplikle işlenmişler, sanırım eskiden 70 numara derlerdi şimdi de öyle mi bilmiyorum, öyle güzellerdi ki, iğneyle kuyu kazmışlar gibi sanki, ellerine sağlık yıllar öncesi kimlerin elinden çıktı ise, rahmetler olsun...

Benim bembeyaz, kar gibi etol şalım da ilerledi neredeyse sona geldim blogcum. Dün gece kenarlarını öylece bırakmak gelmedi içimden bakalım neler çıkacak spontane bir model uyduruyorum yine ;-))


Hep aynı kitabı okuyamadığım gibi hep aynı işe de devam edemiyorum, mutlaka 2-3-4 şey birarada
olmalı zorunluluğum varmış gibi, bu arada bir arkadaşımın "bana yapar mısın?" diye gönderdiği modelden ördüm birkaç renk, kitap ayracı yada toka, çanta vs süsü olarak kullanacağını tahmin ediyorum, Zeynep ve Elif de çok beğenince birkaç tane daha ördüm ;-))







Sevgiyle kal blogcum...