29 Mart 2011 Salı

Sevgili Yağlarım

Sevgili spor!
Ben seni annamayıpdurum.
Eminim sen de beni.
Ben alışkınım, sıkılma sen.
10 gün gittim aralarda dinlenerek.
İtler gibi terledim diycem hiçbir itin ben kadar terlediğini görmüşlüğümde yok.
Üstelik ben bile kendimi o kadar terlemiş çooook nadir görmüşümdür, anacığım bebekkene bana boool miktarda pekmez içirdiğine bağlar, ben çoook az terledim oldu bitti netekim.
Lakin yanlış giden birşeyler olmalı ki, bugün kendimi hazırlayıp, toparlanıp, tartıldım.
N'oldu başım göğe mi erdi? EVET HEM DE NASIL.
Gr vermişliğim olmadığı gibi üstüne de 600 gr almışım.
Halbuki;
Ben bugün normalimden(!)1 beden küçük bir gömlek aldım deyu, pek bi kendimden emin gittiydim tartıya.
Aptal salak gömleğin kalıbı büyüktü zahir.
Bi de üstüne Hoca demez mi;
- 2,2 kg yağı yakmışsın piravvvvo pirrravvo, amanin de ne müthiş başarı falan filan feşmekan!
Ben de diyom ki, "e peki yandı da nere gitti bu körolasıca yağlar Hocaaammm?
"Kas yapmışın" diyo.
"Kas yapmak isteyen kim Hocaaaaaaaaa!" diyom,
Tısss...
Ne halt etcemi bilmeyipdurum ama filintalı olsun diye spora devam etcem tabi.
Bi de üstüne verdiğim gaymeler?
Bi de azimle hâlâ gittiğimi görenlere "ayy valla akşamı zor ediyorum bir an spor yapmak içun" dediğim içun (valla samimiceydi bu akşama kadar) efeliğe _ok sürmemek var.
Yarın esaslı bi konuşma çekcem benim Mesut Hoca'ya.
Zira bundan önce aynı maksatlı spora gidişliğimden, 2 ayda 6 kilo alarak (dikkat buyrun ALARAK) ayrılmışlığım var.
Ya benim yağlar salak bahane arıyo kasa masa dönüşem de gitmeyem bu kızçenin vücudusundan deyu,
Ya da; YAĞLARIM DA BANA AŞIK, bi şekilde de olsa mevcudiyetlerini benden ayırasıları yok.
Sevgili yağlarım,
Aşk bana dayanmaz, göreceksiniz ki siz de benden bir şekilde ama öyle ama böyle mutlaka ayrılacaksınız
Zira; sizden öncekiler de böyleydiler,
Geldikleri gibi gittiler.
..
...
......
Nası ama?:-)

Şimdilerde "şimdi"

Zavallı “şimdi”...
Kaldı geçmişle geleceğin arasında,
Çareyi hızla kaybolmakta buldu besbelli.
Aaaaahhhh,
Belki ben gibi.

Ecece'2010


27 Mart 2011 Pazar

şişşşşşşt

Mutlu yıllar.

23 Mart 2011 Çarşamba

Rahmet okuma zamanı

Rahmetli dedem, birine çok kızdığı zaman telefon defterinde o kızdığı kişinin adını ve numarasını karalardı.
Kızgın ya, haklı ya da haksız insanî sayılabilecek bir tepki verirdi kendince.
Ben de derdim ki ona;
-Dede ya, kızınca sildiğine göre defterden sen demek ki onu normalde de hiç sevmemişsin aslında, değil mi?
Çok kızardı, yaptığını eleştiriyor gibi oluyorum diye.
Son zamanlarda bakıyorum da, bazı blogdaşlar da birine kendince kızınca İZLEmekten vazgeçiyorlar.
Aynı rahmetli dedemin yaptığı gibi.
Bu durumlara benim yorumum ise yine aynı, değişmedi.
N'apalım, canlar sağolsun demekle birlikte ...
Rahmet okuyayım dedeme...

Amanin de güzelliğe bak

Aşktan meşkten çok anladığımdan değil.
Lakin görsel çok hoşuma gitti blog.

Aref Aref Aref, bıktık loo

Etrafımdaki herkes ama herkes Aref'ten bahsediyor sanki.
"Vayyyy canına yaaaa, adamın mistik güçleri var, helâl olsun la adama" falan filan.
Ya Hu;
Adamın gösterisinin adı ne : İllüzyon
İllüzyon ne demek : Yanılsama
Yoksa, Aref 2 aydır Peygamber'di (hâşâ), yanılıyor muyum?
Bu olayın bu kadar abartılması, kendisine bambaşka güçler tayin edilmesi, onunda oyunlarını oynarken ekranlara takındığı ukala ve emredici tarz hiç hoşuma gitmiyor. Bende sanki hepimizi salak yerine koyuyor gibi bir algı yaratıyor.
Haa tamam yaptıkları -biz bi halt görmediğimiz için- ilginç geliyor tabi bunu inkâr etmiyorum.
Tek anlamadığım -başta da söylediğim gibi- adamı nerdeyse Peygamber ilan edecek zihniyet.

22 Mart 2011 Salı

İnanmak

Bugün, bir arkadaşımla sohbet ettik. Baktım da, neredeyse herşeye karşı olan inancımızı kaybetmişiz.
Doktorların her biri aynı konuda farklı şeyler söylüyorlar doktorlara inanamıyorum.
Siyasetçileri zaten es geçiyorum.
Pazarda sattığı elmanın sert elma olduğunu söyleyen pazarcılara dahi inanmıyorum artık.
Et yumuşacık abla, diyen kasabımdan tut da, asla tüylenmez diye kazak satan satıcılara da.
Valla hasta değilim diyen anneme, babama;
Sınav öncesi karnı ağrıyan kızıma da.
"Seviyorum" diyene de, "nefret ediyorum" diyene de.
Özledim diyene hele hiç inanmıyorum, kendim deli gibi özlerken hem de.
Bilmem ki bu durum, bu yaşların getirdiği bir durum mu?
Bilmem ki bu durum, tecrübe dediğimiz yaşanmışlıkların ürünü mü?
Bilmem ki bu durum, bu usanmışlık hayata dair mi, yoksa insanlara dair mi?
Amma kötü birşeymiş, lakin yaşanması lazım gelirmiş zahir.

9 Mart 2011 Çarşamba

Sıfır

Sıfır'dan geldim................sıfır'a varmaya çabalıyorum.
Gücüm yettiğince!

8 Mart 2011 Salı

Bol maalesefli bir kadınlar günü kutlamaması

Okumuşuna, gezmişine, görmüşüne, eğitimlisine -m a a l e s e f - bakmıyor bu işler.

Kocalarının şiddetine maruz kalan tanıdığım kadınların ve kocalarının hepsinin - m a a l e s e f - üniversite mezunu olmasını neye bağlamalıyım bilmiyorum.
Tesadüf mü bilemem ama etrafımdaki okumamış kadınlar -arada istisnalar olsa da-eşleriyle çoook daha mutlu ve asla şiddet içermeyen evlilikler sürdürmekteler.

Hani diyoruz ya herşeyin başı eğitim; bu konuda değil be -m a a l e s e f - anacım.
Allah tüm kadınları, kızlarımızı; "Allah'ından korkan kulundan utanan insan evlatlarıyla karşılaştırsın" diye dua ediyorum.
Ataların boşa gitmiş lafı yok; okumak cahilliği alıyor eşşeklik baki kalıyor -m a a l e s e f -

Bugünkü Hürriyet'te okudum profesör eşinden 6 yıl şiddet gören psikolog kadının acısını anlatıyordu içler acısı bir şekilde. Hayvan herif, kadınını tekme tokat dövdükten sonra -iç kanama olmasın diye(ba ba ba baa, bak düşünceye) kar dolu küvete yatıyormuş.
Öküz.
Pislik.
Psikopat manyak.

El kadar ilkokul çocuğuna tecavüz edip salıverilen ya da yakalanamayan bir sürü sapığın varlığından haberdarken,
Hâlâ hunharca işlenen töre cinayetlerini gazete sayfalarında boy boy okurken,
Üniversiteli kocasından dayak yiyen üniversiteli kadından tut da, mezesinin tuzu çok oldu diye yemek tenceresini kadınının başına boca eden hasta ruhlu sözde erkekler varlıklarını misler gibi sürdürmeye devam ederken,
Helaldi, sünnetti derken evi randevu evine çeviren, herbirine de aralıksız tohum salan hayvanlara rağmen,

İçiniz ne kadar elveriyorsa o kadar; KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN demek istiyorum ama;

MAALESEF DİYEMİYORUM.

Allah'a emanet olun, yeter!

7 Mart 2011 Pazartesi

GÖKSENİN ÖZTAŞ

En değerli dostlarımın en başında gelenlerden Güray, bu sabah prensesini dünyaya getirdi.
Şu saatlerde annesini emmekle meşgul.
GÖKSENİN'e: dünyamıza hoşgeldin,
KEREM'E: Hayırlı abilikler ;-)
GÜRAY'a ve ALPARSLAN'a ise: hayırlı olsun, Allah gününü göstersin,
.......diyor, kocaman sarılıyorum.
ALLAHIM, sana da şükürler olsun, dualarımı boşa çevirmedin.
Şimdi işin kolaysa bekle dur bebişko yanımıza gelsin diye.

5 Mart 2011 Cumartesi

Pazar'a niyet

Her ne kadar sabah saat 06:10'da uyandırılmış olsam da telefon sesiyle, yine de şükrettim "iyi ki bir işim ve meşgalem var" diye. Notlarımı aldım, talimatları verdim ve yorganı çektim başıma.
Sonra 08:00 alarmı çaldı, yavruşkalar kursa gitcek alarmı. 08:40'da evden çıktılar ben yine yorganı çektim başıma.
Düşündüm, "acaba rüyamda ne görsem?" diye, karar verdim birşeye ve anaaaaaaaa o da ne, harbiden gördüm ve ne yazık ki saat 10:10'da bir sonraki soruna çözüm için yine aradılar sağolsunlar ;-) yine "şükür Yarabbi!" dedim ve "kalk Ece kalk!" talimatını da kendime vererek ayaklandım.
Doğru salona çıktım ve üçlü koltuğa uzanıverdim bir battaniyeyle.
Falan filan işte, yatalak bir cumartesi geçiriyordum ki, sepetteki yünler çarptı gözüme, aldım bi boyunluk örüverdim büyük yavruşkaya, çok beğendi gün boyu taktı evde bile, sevindim, şükrettim ve tekrar yatar hale geldim.
Arada bir uyanıyorum ama bunca uyumaya rağmen neden halâ uykusuzmuşum gibi geziyorum anlamadım kendimi, eeee 5 gündür aralıksız spora bugün mola verdim diye bir uyuşukluk bir uyuşukluk sorma.
Yarın şahane bir krep yaparım inşallah.
Şöööle peyniri ve reçeli dökerim üstüne ve afiyetle indiririm mideye diye kendimi sevindirip uykuya yatcam birazdan.
Okuyan var mı yok mu bilmem ama herkese iyi pazarlar dilemek geldi içimden.
Hadi, bu pazar herkes musmutlu olsun inşallah.

4 Mart 2011 Cuma

Bloğumu seviyorum

Günler sonra bloğuma girebildiğim için çok mutluyum, zira bu süre içinde pekçok bloğu açamıyordum bilem.
Annekaz'ın önerileri sayesinde oh nihayet dedim, kendisine çoook teşekkür ederim.
Evet, ayrı kaldığım süre içerisinde, uzun zamandır planlayıp bi türlü başlatamadığım kardiyo çalışmaları şimdilik harika gidiyor.
5-5,5 arası işten çıkıp, kızımı okul kapısında öpüp babaya emanet edip, doğruca SPA merkezine koşuyorum.
1-1,5 saat kardiyo çalışıp, ardından vücudumdaki ödemi atmak için (ki 7,3 kg.kadar olduğunu tahmin etmekteler) 15 dakika saunaya, sonra da Türk Hamamı'na gidip hışım çıkana kadar keseleniyorum:-)
Ve saat 8-8,5 gibi eve çufçufluyorum.
Ev halkım birgün anneciklerinin ağzının suyu akarak ama tatmayarak yaptığı yemekleri çooktan mideye indirmiş oluyor, ben de hafif şeyler atıştırıp mis gibi bir uykuya dalıyorum.
2 hafta içinde toplam 6 kez gitmiş olmama rağmen pantolanları daha rahat giyebiliyor olmaktan çok mutluyum.
Anlatıcak çok şey var ama şimdi bir toplantıya katılmam lazım, dönünce vakit olursa eğer kaldığım yerden devam etcem.
Seni seviyorum blog.

2 Mart 2011 Çarşamba

Sporcuyum falan filan

Başım ağrıyo doktora gidiyorum "acil kilo ver!" diyo.
Belim ağrıyo doktora gidiyorum "acil kilo ver!" diyo.
Boynum ağrıyo doktora gidiyorum "acil kilo ver!" diyo.
Midem ağrıyo doktora gidiyorum "acil kilo ver!" diyo.
Topuklarım ağrıyo doktora gidiyorum "acil kilo ver!" diyo.
Bileklerim ağrıyo, doktora gidiyorum "acil kilo ver!" diyo.
Tahlil yaptırıyorum, doktor "acil kilo ver!" diyo.
Annem, babam, kardeşim, abim, arkadaşlarım, teyzem, kuzenler herkes ama herkes "acil kilo ver!" diyo.
Anasını satayım zannedersin tonajlık oldum, ne var yani biraz irice balık gibiyim.
Velhasılı tüm vücudum alarmda zahir diye hayatımda ilk defa spor kararı aldım.
Oyy oyyy, yıllar önce çıta gibisin derler, şişmanlatmaya çalışırlardı, oysa şimdi?
Yok anacım bu tıp da hiçbişeyden memnun olamayanlardan.
Neyse, herkesin başı göğe ersin diye haftada 4 gün kardiyo çalışmaya başladım, bi zor bi zor anlatamam.
Diyeceğim o ki; ye, iç, gez, dolaş hayatın tadını çıkar.
Zira insanoğlunu memnun etmek olası değil.