30 Aralık 2010 Perşembe

Masal'dan Roman'a

Bir masaldı 2010.
2011 roman olacak, biliyorum.
Ben yazacağım o romanı yine, 365 gün 24 saat.
O kadar eminim ki, herşeyin en güzelini yaşayacağıma ve yaşatacağıma.
Umutlu yıllar diliyorum herkese.
En az benimki kadar...

25 Aralık 2010 Cumartesi

Çingene ruh

"Madem umutlarımız ışıl ışıl, bir köşemizde öyle olsun" dedi evlatlar...
Madem dedim, bir çingene ruhu hakim evde; çok istediğim kabak lambayı her daim yakmaya başladım ışıl ışıl...
Yok kişisel gelişimdi, yok kuantumdu derken; daha fazlasını ister olduk:-) Bu da öyle işte.
Bugünlük...

24 Aralık 2010 Cuma

Bekliyorum...

Çoook başarılı bir hafta geçti.
Çoook güzel bir hafta sonu hakediyorum.
Yaradan layık görüp de, "hadi bakalım, bendensin!" derse çok mutlu olucam.
Sevdiklerimi seviyorum ve onları sevmenin keyfini çıkarıyorum bunu nimet kabul ediyorum.
İşimi seviyorum, her sonuçlanan işten büyük bir haz alıyorum bunu hediye kabul ediyorum.
Ağlamayı bile seviyorum bazen. Beni üzen herşeyin beni biraz daha olgunlaştırdığını düşünüyorum -bu yüzdendir belki çabucak büyümek istemeyişim:-) -bunu sadaka kabul ediyorum.
Kendime bakmayı seviyorum, ancak böyle çevremi mutlu edebileceğimi düşünüyorum ve bunu ödül kabul ediyorum.
Şükretmeyi seviyorum, ancak böyle yeni mutluluklara kendimi hazırladığımı düşünüyorum ve bunu gereklilik görüyorum.
Gören gözlerimin gördüklerini biraz daha fazla algılamasını,
Hisseden yüreğimin adaletten şaşmamasını,
Bedenimin beynimle uyum içinde çalışmasını,
...
da, 2011'den diliyorum.
2011 harika bir yıl olacak, sabırsızlanıyorum.
Acele etmiyorum; BEKLİYORUM.

18 Aralık 2010 Cumartesi

Sürpriz

Haftalardır ilk defa bir cumartesi sabahını epeyce uyuyarak geçirdim, lakin çok yorucu ve kafa çalıştırıcı bir hafta geçirdim.
Elif'in yazılı haftasıydı, maaşallah çok güzel bitti 2.yazılılar, aferin kızıma.
Dün iş çıkışı eve geldiğimde saat 18:00 gibiydi.
Elifim biten yoğun haftanın ardından hepimize sürprizler yapmak istemiş.
Kapıdan girdiğimde bir not karşıladı bizi.

Kapıda sarılmaca faslı falan derken odama doğru inecektim ki, banyo kapısının üzerinde;

Termosifonu açmış, banyo ısınmış, havlular hazırdı, hiç vakit kaybetmedim tabi..Banyodan çıkarken beni karşılayan not şuydu;:-)

Oh dedim ya ne rahatlıkmış bu, sen plan yapmaksızın biri sana ne yapacağını söylüyor, hele hele kızımsa bu.
Sonra efenim;

Koltuğa battaniyemi yaymış, bir bardak portakal suyu sıkılmış, ayağımız altına puf gelmiş, aman nasıl rahattı ya, sormayın.
Bitti mi? Yok bitmedi:-)

Bu kısma, beni katmadı kızlarım, iş babaya düştü:-)
Sonra;

Yemekler önüme geldi, önümden gitti. E bu soruya verecek cevabı ben öpücük yoluyla verdim zaten:-)
Ve;

O kadar çok rahatlamıştım ki; Hanımın Çiftliğini bile seyredemedim.

Yaşadığım mutluluk, hiçbir paranın, dünyanın hiçbir yerinde alamayacağı türdendi hakikaten.

Sağol benim güzel ruhlu, iyi bir insan olmaya çok gayret eden, fedakar kızım. Sağol.

Anne, seninle -sizinle- gurur duyuyor.

15 Aralık 2010 Çarşamba

Bir günebakan olabilmek isterdim

Bir günebakan olabilmek isterdim;
Sabırla güneşin izini takip eden,
Yükünün ağırlığıyla başını mağrurca eğebilen,
Bedeninde sayısız çekirdek oluşturan,
Her biri birbirinden farklı olduğu halde bir arada tutabilen,
Uzanan her yaprağıyla karanlıkları kahkahalara boğan.


Bir günebakan olabilmek isterdim;
Hiçbir parazite yenilmeyen,
Her iklimde ve her toprakta ben varım diyen,
Bazen dimağına tad,
Bazen de yarana merhem olan,
Umulmadık bir hızla olgunlaşan.
Bir günebakan olmak isterdim;


Narında yanmak,
Yandıkça kavrulmak,
Kavruldukça olgunlaşmak,
Vakti geldiğinde kavuşmak için,
Bir günebakan olmak isterdim.

ECECE'2009

5 Aralık 2010 Pazar

Zennube'nin miminin cevabı

Boş vaktimin (derken sakın yanlış anlamayın bu ikilemedeki mânâ -hayatın gerektirdiği zorunluklardan sıyrıldığım anlar- demek oleyu) en büyük kısmı blog alemini ziyaret etmek.
Ve bu alemde, -dibine kadar cesur dediğim insanları okumak- ayrı bir zevk.
Tanırsınız çoğunuz, kendisi benim epeyce yazı konum olan Zennube.
Zennube, benim dibine kadar cesur grubumdam, tanımadan acayip sevdiğim bir dost(tikat lütfen arkadaş diil)
Zennube, şımar gıı:-))

Efenim(tikat lütfen efendim diil);
Mimlenmeyi sevmiyorum diyen gruptan değilim burnum havalarda değil çok şükür. Seviyorum ama mantıklı olursa tabi:-)
Kendileri beni mimlemiş (yine:-))
Soru şu;
Seçtiğimiz bir kişi ile yapmayı sevdiğimiz şeyleri anlatıyoruz.
:-))))))))))))
:-)))))))))))
Canım, valla yarım saattir gülüyorum ve yazamıyorum du bi kendime geleyim.
Zennube, önce sen şunu iyi bil ki, eğer bu bir TV programı olsaydı ve gerçekten sana en dürüst cevabı verseydim kanalın kapanırdı anam.
:-))))))))))
Geçelim,
(İlk aklıma gelen bu değil vallaha da diye sana alenen bağıran oldu mu bilmiyorum ama o ilk benim belki:-))
Seçtiğim bir kişi ile yapmayı en çok sevdiğim şey:-))))
Ya ben çok sevecenim biliyon mu, aslında söylemek zor ama ilk biri geçtiğime göre:-)
İtiraf ediyorum evet;
Benim burada çooook değerli bir arkadaşım var. O çok ama çook değerli bir insandır gerçekten ve her bakımdan.
Adı Güray.
Güray Öztaş.
Hayatımdaki en mükemmellik adına ne varsa kendisi şüphesiz hepsinin tanımıdır.
Onunla bırak birebir aynı ortamda bulunmak, aynı havayı solumakla bile kendimi güvende hissederim.
Başıma ne gelirse gelsin bilirim ki en kısa zamanda hep yanımda olacak tek insan O'dur (Alık Alparslan alınma lütfen tamam mı?)
Beni şaşırtan, sevindiren, hatta üzen herşeyi ilk paylaşmak istediğim kadındır O.
Asla yapma dediğim şeylerin hepsini (başta dedikodu) onunla yaptım, ikinci kişi yok mesela.
O, mükemmel bir annedir ve ben anneliğimin tadına onun yanında çok daha iyi varırım.
Ne dersem diyeyim asla alınmaz, asla beni yarı yolda bırakmaz.
DOSTTUR GÜRAY ASLANLAR GİBİ.
Yıllarca aynı şeyi hissedip başka şehirleyden biz;
Tanrı tüm dualarımı duyup 500 m.yakınlaştırdı bizi.
Yaptığımız dünya kadar şey olduğu kadar, yapmadığımız herşeyi bile birlikte yapmaya ant içmiş iki dostuz biz.
Varlığınla gurulu ve çok mutluyum Güray ama en çok Alparslan'ı tebrik ediyorum bu mükemmel tercihinden dolayı.
Güray ile yaptığım hiçbir şeyi sevmemezlik etmedim, bu anlatılır birşey diil ya da benim gücüm anlatmaya yetmez.
Herşey...
En iyi ya da en kötü...
Herşey...
İyi ki varsın Güray.
Ve iyi ki sordun Zennube...
Sevgiler...
(Not:İznini almadığım için resim yok ama alırsam ilk fırsatta burada olur)

3 Aralık 2010 Cuma

Son bin yılın en soğuk kışı hikâyesi

Unutmadan hatırlatayım dedim.

Bugün Aralığın 3'ü.
Laf aramızda son bin yılın en soğuk kışını yaşıyoruz, çaktırmayın şişşşşt :-)))

(Teee Ekim'de yine burada dalgamı geçmiş, sallıyorlar demiştim de "aman sus ya haklı çıkarlarsa" demiştiniz de.)
Hatırlatayım dedim.
Saat 15:31 Şimdi bir arkadaşım aradı. Yozgat'ta badem ağaçları ikinci çiçeğini açmış.
Neresi olduğunu bilemedi ama bir yerde de dut ikinci ürünü vermiş.
Yaaaaaaaa....

Mesaj kaygısı

Her insan;
İlle de her bıdı bıdı bıdı  zamanlarında,
İlle de her çıkı çıkı çıkı konularında,
"Mesaj vermek" zorunda mıdır ya Hu?
Hem her insan her zaman ve her konuda mesaj verme yetisine sahip midir ki zaten?
Bu ne arzusu adını bilmediğim?
Otu, _oku biliyorum, örnek alın uleyn beni diye salak salak gezinerek hava attım sanan insanın bitarafı mı büyüyor mu mesela ki?
Ya da herkes ama herkes bu kadar akıllı ve bu yaptıkları akıl işi ise, ben niye bu kadar aptalım ki aceba?
Merak işte.

2 Aralık 2010 Perşembe

Eylül Ali Bodrum'dan bildiriyor

Arkadaşlarla öğle yemeği yiyoruz, bi baktık karşıda bir araç.
Üstünde bitakım yazılar vardı;


Duyarlı vatandaşın böylesine:-))))))) can kurban be ya.
Bitti mi, bitmedi,


Malum şimdi hey be yurdum insanı, gözünü seveyim dememiz lazım di mi?
Yok ben öyle demiyorum ama ne diyeceğimi de inanın bilmiyorum.

1 Aralık 2010 Çarşamba

Memlekette atış serbest nasılsa!

Kupa hakkaten Bağcılar Belediyesinin...
Görme Engelli vatandaşlarımıza atış talimi eğitimi vermişler.
Medya da aferin demekle meşgul şu anlarda.
Ne demeli?
Aferin cümlenize, Allah müstehakkınızı versin inşallah!
Hiç değilse bu milletin gazilerinden utansaydınız bari.

Mangal yürekli pilot meselesi

Anlamadım anlayamayacağım bu insanevladını.
Hürriyet manşet atıyor "Bu uçakların yaptıkları, aslında mangal yürekli pilotların yaptıkları alçak uçuş görüntüleri sanal alemde bir anda yayıldı. Sanal aleme takılanlar da bu görüntülerin en iyi 10 tanesini seçtiler.. İşte size, "En İyi 10 Alçak Uçuş" görüntüleri.." falan fişmekân diye.
Mangal yürekli pilot ne demektir ya Hu?
Marifet midir peki F104'le, F16'yla ya da adı herneyse o uçakla bu kadar alçaktan uçmak?
Oldu da düştü, o zaman ne diyeceksiniz aynı pilota?
Nedir bu, pilot milletini gaza getirmek mi?
Mezar taşını yazacak mısınız "onda bir yürek vardı ki mangal _ok yemiş" falan diye?
Hey yavrum heyyy...